İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gazze’deki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan “Küresel Direniş Filosu”na yönelik düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, insani yardım taşıyan sivil gemilere uluslararası sularda müdahale eden 35 İsrailli şüpheli hakkında ağır suçlamalar yer aldı. Başsavcılık, hazırlanan iddianameyle birlikte bu şahıslar hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.
İddianamede, yardım filosuna yapılan müdahalenin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, operasyonun sistematik ve ağır bir şiddet içerdiği vurgulandı. Şüphelilere yönelik yöneltilen suçlamalar arasında “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar”, “işkence”, “hürriyeti tahdit”, “yağma” ve “mala zarar verme” gibi ağır maddeler bulunuyor. Savcılık, sivil aktivistlerin şiddet ve baskı yoluyla alıkonulmasının, uluslararası hukukun en temel kurallarının açık bir ihlali olduğunu belirtti.
Olayın geçmişine bakıldığında; İsrail ordusu, 1 Ekim 2025 tarihinde uluslararası sularda seyreden 42 gemilik filoya müdahale etmiş, yüzlerce uluslararası aktivisti gözaltına alarak sınır dışı etmişti. Bu saldırı, Gazze’de 18 yıldır devam eden boğucu abluka ve 2023 yılından bu yana süregelen yıkıcı savaşın gölgesinde büyük bir infiale neden olmuştu. Kudüs ve çevresindeki gerilimin sürdüğü bu dönemde, Türkiye’nin yargı kanalıyla attığı bu adım, uluslararası hukuk nezdinde adaletin tesisi için kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, “2026 Bahar Misyonu” adı verilen yeni bir sivil deniz hareketliliğinin Fransa’nın Marsilya kentinden yola çıkmasıyla, denizden yardım koridoru oluşturma çabaları yeniden hız kazandı.
