Gazze için insani maskeli tehlikeli plan: Siyasi tuzak
İslam Dünyası

Gazze için insani maskeli tehlikeli plan: Siyasi tuzak

Dünya Barış Konseyi Genel Direktörü Nickolay Mladenov tarafından Gazze Şeridi’nin geleceğine dair ortaya konan taslak plan, Filistinli direniş grupları, analistler ve siyaset bilimciler tarafından sert tepkiyle karşılanıyor. Plana yönelik Filistin kanadında yükselen itirazlar, sunulan maddelerin sadece lojistik ve insani yardım dağıtımıyla sınırlı kalmadığını; aksine Gazze’nin idari ve siyasi yapısını İsrail’in uzun vadeli sömürge çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme amacı taşıdığını ortaya koyuyor.

Siyaset uzmanları, uluslararası kamuoyuna “insani yardım” makyajıyla sunulan projenin arka planında, Filistin davasını bir ulusal özgürlük mücadelesinden çıkarıp “yönetilebilir bir sığınmacı krizine” indirgeme stratejisinin yattığı uyarısında bulunuyor.

“Filistin halkını hak sahibi değil, tebaa yapmak istiyorlar”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yazar ve Siyaset Analisti Muhammed Mustafa Şahin, Filistinli grupların itirazlarının teknik detaylardan ziyade İsrail’in dayatmaya çalıştığı “işlevsel sömürge” modeline yönelik olduğunu belirtti. Şahin, siyonist projenin Filistinlileri tarihi ve siyasi hakları olan bir halk olarak görmediğini vurgulayarak şu analizi paylaştı:

“Karşımızdaki tasarı, Gazze Şeridi’ni Batı Şeria’daki ulusal bütünlüğünden tamamen koparmayı, yerel idareyi ise iradesiz ve egemenlikten yoksun işlevsel bir kukla yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. İşgal şartları altında anayasal bir hak olan direniş mefhumunu tamamen tasfiye etmek isteyen her plan, adı ne olursa olsun İsrail vizyonunun diplomatik bir uzantısıdır. Filistin halkının ulusal hakları, bir lokma ekmek ya da bir çadır karşılığında rüşvet olarak masaya sürülemez.”

Müzakere metinlerinde sürekli yapılan değişikliklerin ve her aşamada yeni şartlar öne sürülmesinin planlı bir strateji olduğunu kaydeden Şahin; altyapının onarılması, hastanelerin açılması ve insani yardımların girişinin şantaj malzemesi yapılmasının evrensel insan haklarına aykırı olduğunu sözlerine ekledi.

Mladenov planına karşı “ulusal bütünlük” savunması

Analist Şahin’e göre, bu tehlikeli tasfiyeye karşı koymanın tek yolu insani krizle siyasi pazarlıkları birbirinden tamamen ayırmaktan geçiyor. Filistin iç cephesinin vermesi gereken refleksleri ise şu başlıklarla özetliyor:

  • Koşulsuz Yardım Hakkı: Gazze’nin yeniden imarı ve insani yardımların geçişi siyasi taviz şartına bağlanamaz.
  • Coğrafi Bütünlük: Gazze ve Batı Şeria’nın idari olarak tek bir çatı altında birleştirilmesi, parçala-yönet politikasına karşı en büyük kaledir.
  • Ulusal Ortaklık: Toplumsal çoğulculuğu koruyan ve Filistinli aktörleri sömürge sisteminin birer işlevsel vekiline dönüştürmeyen güçlü bir ulusal ittifak kurulmalıdır.

“Amaç direnişin tüm izlerini silmek”

İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Mahmud el-Rantisi de İsrail’in savaş stratejisi ile Mladenov’un diplomatik misyonu arasında tam bir paralellik olduğunu savundu. Rantisi, yürüttüğü saha okumalarında Mladenov’un rolünü şu sözlerle deşifre etti:

“Mladenov, Gazze’deki Filistin direnişinin sadece askeri kanadını değil; siyasi, hükümet ve idari düzeydeki tüm kurumsal varlığını tasfiye etmek için bir zemin hazırlıyor. Filistin tarafının buradaki duruşu nettir: İlk aşama tfahemlerinin uygulanması ve sonraki tüm süreçlerin, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını garanti altına alan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını hedefleyen net bir siyasi ufka bağlanması şarttır. Bu ufuk dışındaki her formül ölü doğmuştur.”