28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleştirilen hava harekatı, Tahran'ı dört ana bölgede felç etmeyi hedefledi. İnteraktif haritalar; batıdaki ekonomik merkezlerin, doğudaki askeri bölgelerin (özellikle Parçin), merkezdeki yönetim binalarının ve güneydeki siyasi komplekslerin aynı anda vurulduğunu gösteriyor. Strateji uzmanı العميد Elias Hanna'ya göre, operasyonun temel amacı sadece tesisleri yok etmek değil, rehberlik makamından cumhurbaşkanlığına kadar uzanan "siyasi gövdeyi" sarsarak tepki verme kabiliyetini minimize etmekti.
[İran şehirlerinde patlamalar sonrası yükselen dumanları ve bölge ülkelerindeki füze izlerini gösteren uydu görüntüsü]
Saldırının Stratejik Odak Noktaları:
| Bölge | Hedef Türü | Önemli Konumlar |
| Merkez & Güney | Siyasi Karar Mekanizması | Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İstihbarat Merkezleri. |
| Doğu | Askeri Üretim ve Depolama | Parçin askeri kompleksi, füze üretim tesisleri. |
| Batı | Lojistik ve Hava Savunma | Mehrabad Havalimanı çevresi ve yeni nesil hava savunma bataryaları. |
| İç Şehirler | Stratejik Rezervler | Kum, İsfahan ve Tebriz'deki nükleer ve askeri altyapı. |
Asimetrik Caydırıcılık Stratejisi Nedir?
İran'ın bu devasa saldırıya cevabı, uzmanlar tarafından "Asimetrik Caydırıcılık" olarak tanımlanıyor. Bu strateji; teknolojik olarak üstün olan rakibe karşı doğrudan bir savaşa girmek yerine, kısa ve orta menzilli füzeler, drone sürüleri ve bölgedeki ABD üslerini hedef alarak "hasar maliyetini" artırmayı esas alıyor. Bu yöntemle İran, rakibinin harekat serbestisini kısıtlamayı ve sahada kafa karışıklığı yaratarak operasyonun siyasi ve ekonomik bedelini dayanılmaz kılmayı hedefliyor.
İsrail’in Hassasiyeti, ABD’nin Lojistik Gücü
Operasyonun taktiksel iş bölümünde İsrail Hava Kuvvetleri doğrudan vuruş gücü olarak öne çıkarken, ABD Silahlı Kuvvetleri; uçak gemileri, bölge üsleri ve uydu istihbaratıyla devasa bir lojistik ve stratejik şemsiye sağladı. Başkan Trump'ın bizzat duyurduğu bu "geniş kapsamlı muharebe operasyonu", bölgedeki güç dengelerini yeniden tanımlarken, İran'ın hem lider kadrosunu koruma hem de savunma altyapısını ayakta tutma konusunda tarihin en büyük sınavıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.





