Mescid-i Aksa'da provokasyon: 'Destansı Secde' baskını
İslam Dünyası

Mescid-i Aksa’da provokasyon: ‘Destansı Secde’ baskını

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, pazartesi günü sabah ve öğleden sonra düzenlenen baskınlara toplam 215 yerleşimcinin katıldığını açıkladı. Fas Kapısı (Bab el-Magaribe) üzerinden kutsal mabede giren gruplar, Kubbetu’s-Sahra önünde “Destansı Secde” olarak adlandırılan ritüeli gerçekleştirdi. Bu ritüel, Musevi inancına göre tam bir bağlılık ifadesi olarak ellerin ve ayakların yere uzatılmasıyla yapılıyor ve Aksa’nın kutsiyetine açık bir saldırı olarak nitelendiriliyor.

Radikal haham ön saflarda

Kudüs Valiliği’nden yapılan açıklamada, baskın grubuna radikal fikirleriyle tanınan Haham Eyal Tzinov‘un liderlik ettiği belirtildi. Tzinov’un Kubbetu’s-Sahra’ya çıkan basamaklarda ayin yapması, Filistinli yetkililer tarafından “dünya genelindeki Müslümanların duygularını tahrik etmeye yönelik ağır bir provokasyon” olarak tanımlandı.

Tarihi çarşıya demir kapı darbesi

Baskınlar sadece Mescid-i Aksa ile sınırlı kalmadı. Eski Şehir bölgesindeki tarihi Kattanin Çarşısı‘na yerleşimciler tarafından kaçak bir demir kapı monte edildi.

  • Dokusal Tahribat: Tarihi mekanın bir kısmını ayıran bu kapı, bölgenin simgesel yapısını bozarken Filistinli vatandaşların hareket özgürlüğünü de kısıtlıyor.

  • Polis Koruması: Bölge halkının kapının kaldırılması yönündeki taleplerini reddeden İsrail polisi, kapının kendileri tarafından takılmadığını savunsa da yerleşimcilere koruma kalkanı sağlamakla suçlanıyor.

Kudüs’te yıkım ve evsiz kalan aileler

Şehirdeki baskı politikası, belediyenin yıkım kararlarıyla daha da derinleşti. Vadi Hilve Bilgi Merkezi’nin raporuna göre:

  • Zorunlu Yıkım: Muhammed Ali Savahre adlı Kudüslü, “ruhsatsız yapı” bahanesiyle belediye tarafından iki evini kendi elleriyle yıkmaya zorlandı.

  • 16 Kişi Evsiz: Biri 1975, diğeri 2012 yılından beri ayakta olan ve dört aileyi barındıran evlerin yıkılmasıyla 16 kişi sokakta kaldı.

Kudüslü yetkililer, İsrail’in bölgedeki tarihi ve demografik yapıyı değiştirmek için yerleşimci şiddeti ile belediye yıkımlarını eş zamanlı bir silah olarak kullandığını vurguluyor.

Islamist Agenda