Demir Kapılar Kıskacında Batı Şeria: Filistinlilerin "bekleyiş" sınavı
İslam Dünyası

Demir Kapılar Kıskacında Batı Şeria: Filistinlilerin “bekleyiş” sınavı

El Halil başta olmak üzere Batı Şeria’nın güneyindeki bölgelerde İsrail güçlerinin giriş-çıkışlara yerleştirdiği demir kapılar, Filistinlilerin günlük yaşamını felç ediyor. Artık geçici bir güvenlik prosedürü olmaktan çıkan bu uygulama, bölgedeki sosyo-ekonomik hayatı bir “bekleyiş ve arayış” sürecine mahkûm etti.

Şafak vaktinde başlayan izolasyon

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte öğrenciler, hastalar ve işçiler, kapıların açılmasını bekleyen uzun kuyruklar oluşturuyor. Kapıların keyfi olarak kapalı tutulması nedeniyle birçok kişi, işlerine veya hastanelere yetişebilmek için uzun ve zorlu tarım arazilerini kullanmak zorunda kalıyor. Özellikle El Arub Kampı, Dura, Yatta, Zahiriye ve Beyt Emr gibi yerleşim yerlerinde bu durum, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi neredeyse imkânsız kılıyor.

Ekonomik çöküş ve ticari felç

El Halil’in önde gelen tüccarlarından Hayri Said, bu sistematik kapatmaların bölgenin ticari omurgasını kırdığını belirtiyor:

  • İş akışı duruyor: İş yerlerine ulaşamayan esnaf ve lojistik engellerle karşılaşan nakliye şirketleri büyük zarar ediyor.
  • Pazara erişim: Çiftçiler, ürünlerini pazara ulaştırmakta yaşadıkları zorluklar nedeniyle ciddi kayıplar veriyor.
  • Sosyal ve İnsani Etki: Sadece ticaret değil; eğitim, sağlık ve sosyal ilişkiler de bu “tecrit politikası” altında eriyor.

“Coğrafyayı yeniden çizme aracı”

İsrail işleri uzmanı Adnan Temimi, demir kapıların askeri bir zorunluluktan ziyade, stratejik bir kontrol aracı olduğunu ifade ediyor:

“İsrail, bu esnek kapatma sistemiyle tek bir asker dahi harcamadan şehirleri dakikalar içinde izole edebiliyor. Bu durum, Batı Şeria’yı küçük parçalara ayırarak yerleşim birimlerini genişletmeyi ve Filistin hareketliliğini tamamen kontrol altına almayı hedefleyen uzun vadeli bir projedir.”

Bir “belirsizlik” yaşamı

Filistinliler için artık üniversiteye, işe veya hastaneye gitmek, garanti dışı bir eyleme dönüştü. Kapının açık olup olmayacağı bir “belirsizlik” haline gelirken, bu durum binlerce aile üzerinde ağır psikolojik ve ekonomik baskı yaratıyor. Gözlemcilere göre demir kapılar, Filistinlilerin topraklarındaki varlığını zorlaştıran ve coğrafyayı “yerleşimci öncelikli” bir şekilde yeniden tasarlayan bir işgal politikasının en somut yüzü haline geldi.