İran'dan ateşkes masasına ültimatom: Saldırılar sürerse masadan kalkarız
İslam Dünyası

İran’dan ateşkes masasına ültimatom: Saldırılar sürerse masadan kalkarız

ABD ile yürütülen dolaylı müzakerelerde sona yaklaşılmışken, Lübnan sahasındaki şiddetli çatışmalar masayı doğrudan etkiliyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği saldırılara sert tepki gösterdi. Galibaf, bu saldırıların ABD’nin bölgedeki barış sürecine ilişkin “yükümlülüklerini yerine getirme konusundaki isteksizliğini veya acizliğini” kanıtladığını savundu.

“Nihai karar verilmedi”

Tahran’dan gelen mesajlar, anlaşma metni üzerindeki “teknik, hukuki ve siyasi” incelemelerin devam ettiğini gösteriyor. Müzakere ekibine yakın kaynaklar, İsrail’in sahadaki hamlelerinin anlaşmanın kaderini belirsizliğe sürüklediğini ve Tahran’ın henüz nihai kararını vermediğini belirtiyor.

Lübnan sahasında “ateşkes” kağıt üzerinde kaldı

Diplomatik görüşmeler sürse de sahada durum oldukça gergin:

  • Tahliye emirleri: İsrail ordusu, Pazar sabahı Güney Lübnan’daki 29 farklı yerleşim yerine “Hizbullah’ın ateşkese uymadığı” gerekçesiyle derhal boşaltma emri verdi.
  • İHA saldırıları: İsrail tarafı, Hizbullah’ın kuzey yerleşimlerine üç bombalı İHA ile saldırı düzenlediğini ve bunlardan birinin Batı Celile’deki askeri bir bölgeye düştüğünü iddia etti.
  • İnsani bilanço: Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 756’ya, yaralıların sayısı ise 11 bin 632’ye ulaştı. Bir milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.

İsrail 10 kilometrelik hatta yerleşti

İsrail ordusu, Güney Lübnan’da yıllardır devam eden işgaline ek olarak, mevcut operasyon sürecinde 10 kilometreden fazla bir derinliğe ulaştı. İsrail’in ateşkesi sürekli “Hizbullah’ın ihlalleri” gerekçesiyle askıya alması veya göz ardı etmesi, İran’ın müzakere masasında Washington üzerindeki baskısını artırmasına neden oluyor.

İran, İsrail’in Lübnan’daki bu “yıkıcı” tavrının, ABD ile varılması hedeflenen mutabakatın güvenilirliğini tamamen ortadan kaldırdığı görüşünde.