Zindanda iki dakikalık vuslat: Filistinli babanın feryadı
İslam Dünyası

Zindanda iki dakikalık vuslat: Filistinli babanın feryadı

İsrail askeri mahkemeleri, Hamas’ın üst düzey kadrolarından Şeyh Nazih Ebu Avn’ın “idari tutukluluk” süresini yeniden uzatma kararı aldı. Hakkında hiçbir resmi iddialname veya mahkeme kararı bulunmaksızın, tamamen “gizli dosya” gerekçesiyle cezaevinde tutulan Filistinli liderin özgürlük umudu, gelen bu son tescil kararıyla bir kez daha ertelendi.

Şeyh Ebu Avn, herhangi bir yargılama süreci işletilmeden aralıksız dört yıldır idari tutuklu olarak hücrede tutuluyor. Ömrünün toplam 24 yılını İsrail hapishanelerinde, farklı cezaevleri arasında sürgün edilerek geçiren Ebu Avn, Filistinli esirler arasında en uzun süre parmaklıklar arkasında kalan isimlerden biri olarak biliniyor.

Mahkeme Koridorunda İki Dakikalık Baba-Oğul Buluşması

Şeyh Ebu Avn’ın çeyrek asırlık esaret hayatının en dramatik anlarından biri, yakın zamanda kendisi gibi tutuklu olan ve 1,5 yıldır haber alamadığı en küçük oğlu Yasin Ebu Avn ile karşılaşması oldu. Bu buluşma ne aile evinde ne de normal bir açık görüş odasında gerçekleşti; iki esir, askeri mahkemenin dar koridorlarında tesadüfen karşı karşıya geldi.

Askerlerin yoğun güvenlik önlemleri altında sadece iki dakika selamlaşmalarına izin verilen baba ve oğul, sözcüklerin yetersiz kaldığı o anlarda sadece bakışlarıyla hasret giderebildi. Şeyh Ebu Avn, yüzündeki işkence ve yorgunluk izlerini oğlundan gizlemeye çalışırken; Yasin ise babasına dik durduğu mesajını vermeye gayret etti. İki dakikanın dolmasıyla askerler tarafından farklı cezaevlerine götürülen baba ve oğulun bu dramatik karşılaşması, aile hafızasına en derin acılardan biri olarak kazındı.

Savaş Sonrası Ağırlaşan İşkence ve Sürgün Politikası

Ebu Avn ailesi, bölgede patlak veren büyük savaşın ardından Şeyh Nazih’in tutulduğu cezaevinde sistematik hak ihlallerine maruz kaldığını belirtiyor. Ailenin aktardığı bilgilere göre, Filistinli lider bu süreçte ağır darp, hakaret ve psikolojik baskıya maruz kaldı.

Sistematik Cezaevi Sürgünleri: İsrail cezaevi yönetiminin (IPS) Ebu Avn’ı sürekli olarak farklı hapishanelere naklettiği bildirildi. Aile, bu sık nakil politikasının idari bir prosedür olmadığını; esirin avukatıyla ve ailesiyle düzenli bağ kurmasını engellemek, onu sürekli bir istikrarsızlık ve psikolojik baskı altında tutmak amacıyla uygulandığını savunuyor.

“Aynı Anda İki Ayrı Zindanı Yaşıyoruz”

İdari tutukluluk sistemi, mahkumların neyle suçlandıklarını bilmedikleri ve sürelerin ucu açık şekilde sürekli uzatılabildiği bir yapıya sahip olduğu için aileler üzerinde de ağır bir psikolojik tahribat yaratıyor.

Ebu Avn ailesi yaşadıkları derin belirsizliği şu sözlerle özetliyor: “Biz şu an aile olarak dışarıda olsak da aynı anda iki ayrı zindanı yaşıyoruz. Bir hücrede babamız, diğer hücrede ise gencecik kardeşimiz Yasin tutuluyor. Bizler ise sadece dualarla ve ne zaman geleceği belli olmayan bir özgürlük kararıyla hayata tutunmaya çalışıyoruz.”