Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının en hassas egemenlik dosyalarından biri olduğunu belirten Bakan Çiftçi, istisnai vatandaşlık başvurularının otomatik bir süreç olmadığını vurguladı. Çiftçi, “Vatandaşlık başvuruları; kamu düzeni, ulusal güvenlik, adli kayıtlar ve mali durum gibi çok boyutlu kriterlerle titizlikle inceleniyor. Devletimiz, stratejik bir konuda aceleci davranmak yerine, kararın hukuki, güvenli ve doğru olmasını esas alıyor” ifadelerini kullandı.
Yatırım yoluyla vatandaşlık programına dair verileri paylaşan Çiftçi, 2017’den bu yana 51 bin 762 yatırımcı ve 122 bin 805 aile üyesi olmak üzere toplam 174 bin 567 kişinin Türk vatandaşlığı kazandığını açıkladı. Bu süreçte Türkiye’ye 16 milyar 74 milyon dolarlık doğrudan yatırım çekildiğini belirten Bakan, 4 bin 329 başvuru dosyasının ise inceleme aşamasında olduğunu kaydetti.
“Muhalefetin vatandaşlık iptal vaadi hukuki değil”
Muhalefet partilerinin iktidara gelmeleri halinde istisnai vatandaşlıkları iptal edecekleri yönündeki söylemlerine yanıt veren Çiftçi, “Bu bir hukuki gerçeklikten ziyade siyasi bir söylemdir. Türkiye bir hukuk devletidir ve sonradan kazanılan vatandaşlık hakları, keyfi kararlarla toplu olarak iptal edilemez” dedi. Çiftçi, hukuka uygun şekilde kazanılmış vatandaşlıkların ‘kazanılmış hak’ statüsünde olduğunu ve geriye yürütülemezlik ilkesi gereği toplu iptalin mümkün olmadığını altını çizdi.
Suriyeli çocuklar ve vatandaşlık statüsü
Suriye uyruklu çocukların Türkiye’de vatandaşlık alamadığına dair iddiaları reddeden Bakan Çiftçi, mevcut uluslararası hukuk ve Türk yasalarına göre Suriye vatandaşlığının nesep esaslı olduğunu belirtti. Çiftçi, “Suriye uyruklu ebeveynlerden doğan çocuklar, babalarının vatandaşlığını taşır ve vatansız sayılmazlar. Türk hukukunda ‘vatansızlığı önleme’ ilkesi gereği, ancak Türk vatandaşı olmaya hak kazanan çocuklara istisnai durumlarda vatandaşlık verilebilir. 2011’den bu yana bu kapsamda sadece 185 çocuk vatandaşlık kazandı” açıklamasını yaptı.
“Terörle mücadelede başarı grafiği yükseldi”
Terörle mücadeledeki son gelişmeleri değerlendiren Çiftçi, “Türkiye’siz Terör” vizyonuyla hareket ettiklerini belirtti. Bakan, “Son yıllarda devletimizin kararlı duruşu, güvenlik güçlerimizin koordinasyonu ve teknolojik kapasitemiz sayesinde terör örgütlerinin ülke içindeki hareket alanı daraldı. Terör örgütü PKK’nın eleman devşirme kabiliyeti ciddi oranda düştü” ifadelerini kullandı.
Verilerle terörle mücadele başarısını ortaya koyan Çiftçi, 2023 yılında 118, 2024’te 127, 2025’te 28 olan şiddetli terör olayı sayısının 2026 yılı içerisinde sadece 9’a gerilediğini belirtti. Ayrıca terör örgütünden kopuşların arttığını, 195 teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu açıkladı.
Sokak çeteleri ve uyuşturucuyla topyekün mücadele
2026 yılını “Çete ve Uyuşturucu ile Mücadele Yılı” ilan ettiklerini belirten Çiftçi, “Sokaklarımızı çetelere, gençlerimizi zehir tacirlerine bırakmayacağız. Sadece sokaktaki satıcıyı değil, üretimi, finansmanı ve uluslararası bağlantıları hedef alan kapsamlı bir mücadele yürütüyoruz” dedi.
Uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Bakan, 18 ülkede yürütülen operasyonlarla 22 uluslararası suç örgütünün çökertildiğini ve 73 milyar liralık suç gelirine el konulduğunu aktardı. Çiftçi, “Hangi ülkede saklanırlarsa saklansınlar, devletimizin nefesi suç şebekelerinin ensesindedir” diyerek operasyonların süreceği mesajını verdi.
