İsrail ordusunda yağma krizi: Gazze'den sonra Lübnan
İslam Dünyası

İsrail ordusunda yağma krizi: Gazze’den sonra Lübnan

İsrail ordusunda görev yapan askerlerin çatışma bölgelerindeki sivil evlerden şahsi eşyaları alarak yanlarında götürmesi, 2026 yılında ordunun en büyük etik ve hukuki krizlerinden birine dönüştü. Gazze’de başlayan bu alışkanlık, Lübnan cephesinde de benzer şekilde devam ediyor.

Gazze: “Her birlik kendi dünyasını kurdu”

Bölgeden dönen askerlerin tanıklıklarına göre, Gazze Şeridi’ndeki askeri toplanma alanları Filistinli ailelerin evlerinden çalınan mobilyalarla donatılmış durumda. Mücevherden kişisel fotoğraflara, mobilyalardan buzdolaplarına kadar el konulan pek çok eşya, askerler tarafından “doğal bir hak” olarak görülüyor. Bir askeri çavuşun ifadeleri durumu özetliyor: “Neredeyse her atış poligonu ve mola alanı Gazze evlerinden getirilen salon takımlarıyla döşenmişti.”

Yağma savunması: “Savaş performansını artırıyor”

Saha tanıklıkları, askerlerin yağma eylemini kendilerince rasyonalize ettiğini gösteriyor. Sahadaki yaygın inanışa göre, “askerin moralini veya performansını artıran” eşyaları almak yağma sayılmıyor. Bu kapsamda sigara, yiyecek veya uyumak için kullanılan yataklar “meşru” görülürken, askerler arasında sadece nakit paranın alınması kabul edilemez bir sınır olarak kalmaya devam ediyor.

Lübnan cephesi: Mutfak gereçleri hedefte

Lübnan’ın güneyinde devam eden operasyonlarda da benzer sahneler yaşanıyor. 98. Tümen’de görevli bir subay, askerlerin evlerden özellikle blender, tost makinesi ve kahve makineleri gibi elektrikli ev aletlerini çaldığını bildirdi. Lübnan’daki yerel halkın şahsi nargile takımları ve dokuma halıları da askerlerin çantalarında sınırın öte yanına taşınıyor.

Genelkurmay’dan soruşturma uyarısı

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, durumun ciddiyeti üzerine yaptığı açıklamada, yağmanın ordunun itibarını lekelediğini belirterek tüm birlik komutanlarından detaylı rapor istedi. Her ne kadar komuta kademesi bu eylemleri “utanç verici” olarak nitelendirip cezai işlem sözü verse de, sahadaki askerler denetimsizlikten ve yağmanın bir ordu geleneği haline gelmesinden şikayet ediyor. Uzmanlar, sınır noktalarında askeri polis denetimi yapılmadığı sürece bu durumun engellenemeyeceğine dikkat çekiyor.