Amerika Birleşik Devletleri (ABD) siyasetinin merkezinde, İsrail’e yönelik on yıllardır süregelen “koşulsuz destek” anlayışı yerini derin bir sorgulamaya bırakıyor. Axios tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor; Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yürüttüğü stratejilerin, özellikle genç nesiller ve Demokrat Kongre üyeleri nezdinde İsrail’in “kırmızı çizgi” olma vasfını yitirmesine yol açtığını gösteriyor.
Demokrat kanatta radikal değişim
Rapora göre, Demokrat partili hukukçular arasında İsrail’e yönelik eleştiriler artık ana akım haline gelmiş durumda. 2028 başkanlık seçimlerinde aday olması beklenen tüm Demokrat senatörlerin İsrail’e silah satışına karşı oy kullanması, siyasi iklimdeki dönüşümün en net göstergesi olarak kabul ediliyor. Senato’da silah satışının askıya alınmasını destekleyenlerin sayısı bir yıl içinde 15’ten 40’a yükseldi. Arizona Senatörü Ruben Gallego, Netanyahu’nun İsrail desteğinin partiler üstü doğasını bizzat elleriyle yıktığını savundu.
“Önce Amerika” akımı ve ekonomik maliyet
Sadece Demokratlar değil, Cumhuriyetçi Parti içindeki Donald Trump destekçisi “Önce Amerika” (America First) akımı da İsrail’e verilen devasa desteği sorguluyor. Brown Üniversitesi’nin “Savaşın Maliyeti” projesine göre, Gazze’deki savaşın başlangıcından bu yana ABD, İsrail’e 21 milyar dolardan fazla kaynak aktardı. Trump yönetiminin vaat ettiği ek 8 milyar dolarlık silah satışı, kendi tabanındaki muhafazakâr isimlerin tepkisini çekmeye başladı.
Trump için seçim riski
Cumhuriyetçi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene gibi isimlerin, Washington’un İsrail’in İran ile olan savaşındaki rolüne yönelik itirazları, Trump cephesinde de çatlaklar oluşturuyor. Kasım 2026’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yaşanan bu fikir ayrılıkları, Trump’ın “topal ördek” (lame duck) konumuna düşme riskini artırıyor. Eğer Demokratlar Kongre’nin bir kanadında çoğunluğu ele geçirirse, Trump’ın görev süresinin son iki yılında ciddi soruşturmalarla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
