Resmi olmayan ilk sonuçların ardından bir açıklama yapan Viktor Orban, tablonun kendileri için “açık ve acı verici” olduğunu belirterek seçimin galibi Peter Magyar’ı tebrik etti. Orban, pes etmeyeceğini ve ülkesine artık muhalefet sıralarından hizmet edeceğini duyurdu.
AB’de Ukrayna Düğümü Çözülüyor
Orban’ın gidişi, Avrupa Birliği içindeki en büyük “çatlak sesin” susması anlamına geliyor. Bu sonucun ardından, Orban’ın uzun süredir veto ederek engellediği, savaşın yıktığı Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk (105 milyar dolar) AB kredisinin önünün açılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca, Brüksel’in “demokratik standartlardan uzaklaşıldığı” gerekçesiyle Macaristan için dondurduğu milyarlarca euroluk AB fonlarının da yeni yönetimle birlikte serbest bırakılabileceği belirtiliyor.
Trump ve Netanyahu’nun Müdahaleleri İşe Yaramadı
Kendisini “illiberal (özgürlükçü olmayan) demokrasi”nin temsilcisi olarak tanımlayan Orban’ın yenilgisi, Batı’daki sağcı hareketler ve özellikle Beyaz Saray’da şok etkisi yarattı. Donald Trump’ın “MAGA” hareketine ilham veren Orban, seçim sürecinde küresel müttefiklerinden güçlü bir dış destek almıştı.
Seçimlerden hemen önce Donald Trump, Orban’ın kazanması halinde ABD’nin tüm ekonomik gücünü Macaristan için seferber edeceğini vadederek Peter Magyar tarafından “seçimlere müdahale etmekle” suçlanmıştı. Benzer şekilde, Orban’ı AB içindeki en büyük diplomatik kalkanı olarak gören İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da kampanya sürecinde Budapeşte’deki bir parti etkinliğine destek amaçlı video mesaj göndermişti. Ancak dışarıdan gelen bu diplomatik ve siyasi destekler, Orban’ı kurtarmaya yetmedi. Bu sonuçla birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de AB içindeki en önemli siyasi partnerini kaybetmiş oldu.
