İsrail güvenlik güçleri, işgal altındaki Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde ve Mescid-i Aksa’nın kapılarında ibadet edenlere yönelik kısıtlamalarını yeni bir boyuta taşıdı. 11 Nisan 2026 tarihinde uygulamaya konulan ve halk arasında büyük tepki çeken yeni sisteme göre, bölgeye giriş yapmak isteyen Filistinlilerin kollarında önceden belirlenmiş renklerde bileklikler taşıması şart koşuluyor. Bilekliği olmayan veya rengi o günkü kurala uymayan vatandaşların kontrol noktalarından geçişine izin verilmemesi, kutsal mekana ulaşmaya çalışan binlerce kişiyi mağdur etti.
Yerel kaynaklar, bu uygulamanın Mescid-i Aksa üzerindeki kontrolü tamamen İsrail polisinin eline bıraktığını ve ibadet özgürlüğünü sistematik bir şekilde engellediğini vurguluyor. Özellikle Ramazan Bayramı sonrası ve 28 Şubat’ta başlayan savaşın etkilerinin sürdüğü bir dönemde getirilen bu kısıtlama, Kudüs’ün dini ve tarihi kimliğini hedef alan bir “boğma” girişimi olarak nitelendiriliyor. Kontrol noktalarında uzun kuyruklar oluşurken, bileklik alamayan gençler ile Eski Şehir dışından gelenlerin kutsal alana girişi engelleniyor.
İsrail polisi ise bu uygulamayı güvenlik önlemleri ve kalabalık yönetimi gerekçesiyle savunduğunu açıkladı. Ancak Kudüs’teki İslami vakıf yetkilileri ve insan hakları aktivistleri, bileklik sisteminin yasa dışı olduğunu ve Ürdün’e bağlı vakıf yönetiminin yetkilerini açıkça ihlal ettiğini belirtiyor. Halkın dini vecibelerini yerine getirmesini zorlaştıran bu durum, bölgedeki tansiyonu daha da tırmandırırken, birçok Filistinli kısıtlamalar nedeniyle namazlarını kontrol noktalarının önündeki sokaklarda kılmak zorunda kalıyor.
