İsrail'den Lübnan'a yeni tehdit: Her füzeye karşılık Beyrut vurulacak
İslam Dünyası

İsrail’den Lübnan’a yeni tehdit: Her füzeye karşılık Beyrut vurulacak

İsrail Hükümeti Ulusal Güvenlik Kabinesi (Dar Kabine), Lübnan sınırındaki askeri tırmanışa ve angajman kurallarına ilişkin radikal bir karar aldı. İsrail medyasında geniş yankı bulan askeri ve siyasi karara göre, bu akşamdan itibaren Lübnan topraklarından ateşlenen ve İsrail sınırlarını geçen her bir füzeye karşılık, doğrudan başkent Beyrut’a hava saldırısı düzenlenecek.

“Siyasi onay” şartı kaldırıldı: Orduya tam yetki

Söz konusu kararın, kabine içinde gerçekleştirilen oldukça sert ve hararetli tartışmaların ardından alındığı bildirildi. Yeni askeri doktrinin en dikkat çekici yönü ise operasyonel süreçlerin hızlandırılması oldu. Bundan sonra Lübnan’dan füze fırlatılması halinde, İsrail ordusu (IDF) Beyrut’taki hedefleri vurmak için Başbakan Binyamin Netanyahu veya Savunma Bakanı Israel Katz dahil olmak üzere hiçbir siyasi liderden ek ya da istisnai onay beklemeyecek.

Hükümet, bu adımlarla askeri mekanizmaya geniş çaplı operasyonel yetkiler vererek Lübnan’ın misillemelerine karşı “anında ve yıkıcı” bir yanıt verilmesini garanti altına almayı hedefliyor. Askeri kaynaklar, dün sabahtan bu yana İsrail hava sahasını ihlal eden herhangi bir füze hareketliliği yaşanmadığını, dolayısıyla bu yeni askeri talimatın sahada ilk kez Lübnan’dan yapılacak bir sonraki atışla test edileceğini belirtti.

Gerilimin arkasında İran ve Beyrut bombardımanı var

Kuzey cephesindeki bu ani ve tehlikeli strateji değişikliği, geçtiğimiz pazar akşamı yaşanan askeri hareketliliğin bir devamı niteliğinde. İsrail ordusu, pazar günü Beyrut’un güney banliyölerine (Dahiye) yönelik ağır bir hava saldırısı gerçekleştirmiş ve bu saldırıda Hizbullah’a ait bir komuta ve planlama merkezinin hedef alındığını iddia etmişti.

Bu bombardımana misilleme olarak aynı günün akşamında İran, işgal altındaki Filistin topraklarının kuzeyine (İsrail’in kuzey bölgelerine) çok sayıda füze fırlatarak karşılık vermişti. Güvenlik Kabinesi’nin aldığı bu son karar, bölgedeki kontrollü gerilim stratejisinin yerini her an topyekun bir savaşa bırakabileceğini gösteriyor.