İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesinin, İsrail Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Gazze'deki soykırım savaşı sonrası işgalci İsrail ordusunda psikolojik sağlık krizi giderek derinleşiyor.
Resmi verilere göre Ekim 2023’ten bu yana işgalci askerler arasında psikolojik bozukluklar ve intihar vakalarında yaklaşık %40’lık artış kaydedildi. Yetkililer, bu durumun uzun vadede ordu personeli üzerinde ciddi etkiler doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Savunma Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, travma sonrası stres bozukluğu vakaları Eylül 2023’ten itibaren yaklaşık %40 oranında arttı. Bakanlık, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde bu oranın 2028 yılına kadar %180’e ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
Bakanlığın raporunda ayrıca, "savaş yaraları" nedeniyle tedavi gören 22 bin 300 askerin %60’ının psikolojik rahatsızlıklar yaşadığı ifade edildi. Bu askerlerin önemli bir bölümünün yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal destek ihtiyacı duyduğu vurgulandı. Öte yandan alternatif tedavi yöntemlerine yönelimde de dikkat çekici bir artış yaşandığı, bu alandaki başvuruların %50 oranında yükseldiği bildirildi.
Sağlık alanında faaliyet gösteren “Maccabi” adlı kuruluşun paylaştığı veriler de tabloyu doğrular nitelikte. Kuruluş, askerlerin %39’unun psikolojik destek talep ettiğini, %26’sının ise depresyon yaşama endişesi taşıdığını açıkladı. Bu oranların, savaşın uzamasıyla birlikte daha da artabileceği değerlendiriliyor.
Yaşanan bu psikolojik krizin yalnızca bireysel sağlık sorunlarıyla sınırlı kalmayacağına dikkat çekiliyor. Artan travma vakalarının, ordunun operasyonel kapasitesi, askerlerin görev performansı ve uzun vadeli toplumsal etkiler açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Yetkililer, savaşın yarattığı ruhsal yükün hafifletilmesi için kapsamlı destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurgularken, mevcut verilerin işgalci İsrail ordusunda yaşanan psikolojik krizin boyutunu gözler önüne serdiğini belirtiyor.