Gazze'de daralan yaşam alanlarına ve artan güvenlik endişelerine karşı, çocuklara nefes alabilecekleri güvenli bir alan sağlamak amacıyla "Gazze'nin Kalbinden Renkler" girişimi hayata geçirildi. "Raha" acil durum programı ve A.M. Kattan Vakfı'nın ortaklığında yürütülen bu proje, sanatı yalnızca estetik bir faaliyet olarak değil, çocukların ağır travmalarla başa çıkmasını sağlayan bir "hayatta kalma aracı" olarak konumlandırıyor.
Dört hafta boyunca devam eden atölye çalışmalarına 12 ile 16 yaş arasındaki çocuklar katıldı. Atölyeler, klasik bir resim kursundan ziyade, çocukların çadırlardaki günlük yaşamlarını ve kayıplarını dışa vurabildikleri psikolojik destek seansları olarak işlev gördü.
Çocukların Tuvaline Yansıyan Temalar:
| Çizim Teması | Sembolik Anlamı ve Yansıması |
| Geçici Çadırlar | Evsizlik hissi ve eve dönüş (kalıcı yuva) beklentisi. |
| Deniz ve Balık Ağları | Özgürlüğe açılan tek çıkış kapısı ve Gazze'nin geleneksel dokusu. |
| Ulusal Semboller | Filistin bayrağı, kefiye ve dönüşü simgeleyen "anahtar". |
| Gündelik Zorluklar | Su kuyrukları ve yakıt eksikliği nedeniyle kullanılan at arabaları. |
Katia ve Julia: Yıkımın Ortasında İki Kardeş
Mülteci kamplarında kurulan basit çadırlarda yürütülen bu çalışmalar, çocukların psikolojisinde somut iyileşmeler sağlıyor. Projeye katılan Katia ve Julia adlı iki kız kardeşin durumu, girişimin sahadaki etkisini net bir şekilde özetliyor.
Kızların babası Omair Al-Farra, çocuklarının savaşın ilk günlerinde resim kağıdı bulamadıkları için insani yardım kolilerine çizim yaptıklarını belirterek süreci şöyle anlatıyor: "Bu girişim, onların çocukluklarına benzeyen bir yaşam umudunu geri getirdi. Atölyede renkleri karıştırmayı ve kendilerini ifade etmeyi öğrendiler. Psikolojilerindeki olumlu değişimi ve her buluşmaya ne kadar hevesle gittiklerini bizzat gözlemledik."
Proje Koordinatörü ve Görsel Sanatçı Reem Abu Al-Rous ise çocukların sıcak ve soğuk renkleri bir arada kullanarak iç dünyalarındaki "hüzün ve umut" çatışmasını dürüstçe yansıttıklarını ifade etti.
Kültürel Bir Direniş Olarak Sanat
Girişimin destekçilerinden Kattan Kültür Merkezi'nin Müdürü İbrahim Al-Shatali'ye göre bu tarz etkinlikler, sivil toplumu ve kültürel kimliği koruma savaşının en önemli cephelerinden birini oluşturuyor.
Çocukların çizdikleri tabloların, kaybettikleri mekanlara ve anılara açılan birer pencere olduğunu belirten Al-Shatali, "İmha süreçlerinin yaşandığı dönemlerde sanat bir lüks değildir; aksine kolektif hafızayı korumanın, bilinci savunmanın ve sembolik düzeyde hayatta kalma mücadelesinin ta kendisidir" değerlendirmesinde bulundu.





