Filistinli esir hakları kuruluşları, 6 Nisan Pazartesi günü yayımladıkları ortak raporla İsrail hapishanelerindeki güncel durumu gözler önüne serdi. Filistin Esirler Cemiyeti, Ed-Damir Esirleri Koruma Kurumu ve Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Esirler Heyeti tarafından hazırlanan rapor, 2026 Nisan ayı başı itibarıyla cezaevlerindeki Filistinli sayısının 9 bin 600’ü aştığını belgeledi.
Kadınlar ve Çocuklar Hedefte
Resmi verilere dayandırılan raporda, esirlerin demografik dağılımına dair çarpıcı detaylar yer aldı. Cezaevlerinde halihazırda 84 kadın esir bulunurken, yaşları 18’in altında olan yaklaşık 350 çocuk, Megiddo ve Ofer hapishanelerinde tutuluyor.
Suçlama Olmadan Müebbet Bekleyiş: İdari Tutukluluk
Raporda en dikkat çeken noktalardan biri, “idari tutukluluk” uygulamasındaki devasa artış oldu. Herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeksizin ve mahkemeye çıkarılmaksızın alıkonulan kişilerin sayısı 3 bin 532‘ye yükseldi. Bu rakam, hükümlü ve mahkemesi süren diğer esir kategorileri arasındaki en yüksek oranı temsil ediyor.
“Yasa Dışı Savaşçı” Kategorisi ve Kayıplar
İsrail makamlarının “yasa dışı savaşçı” olarak sınıflandırdığı esirlerin sayısı 1251 olarak açıklandı. Ancak insan hakları örgütleri şu kritik uyarıyı yapıyor:
- Bu sayı, İsrail ordusuna ait askeri kamplarda tutulan tüm Gazzelileri kapsamıyor.
- Bu kategoride Lübnan ve Suriye uyruklu bazı Arap vatandaşları da bulunuyor, ancak sayıları tam olarak bilinmiyor.
- Gazze’den alıkonulan yüzlerce kişinin akıbeti ve nerede tutuldukları konusunda ciddi bir bilgi eksikliği yaşanıyor.
İşkence ve İhmal İddiaları
7 Ekim 2023’ten bu yana, Gazze’deki savaşla eş zamanlı olarak hapishanelerdeki ihlallerin de tırmandığı belirtiliyor. Hak örgütleri; esirlerin sistematik işkence, aç bırakılma ve kasıtlı tıbbi ihmale maruz kaldığını, bu kötü muameleler neticesinde onlarca Filistinlinin cezaevlerinde hayatını kaybettiğini rapor ediyor.
Özellikle idari tutukluluk ve “yasa dışı savaşçı” tanımlamalarının genişletilmesi, uluslararası hukuk çevrelerinde Filistinlilerin savunma haklarının tamamen ortadan kaldırılması olarak değerlendiriliyor.
