İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Çin ziyareti, küresel diplomaside Washington-Madrid hattındaki gerilimin ve Pekin’in artan nüfuzunun gölgesinde geçiyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelen Sanchez, bölgedeki krizin çözümü için Çin dışında bu denli merkezi bir ağırlığa sahip başka bir aktör bulmanın zor olduğunu ifade etti.
“Hukuku tek bir devlet çiğniyor”
Sanchez, uluslararası hukukun Orta Doğu’da ağır bir şekilde ihlal edildiğini belirterek, bu durumdan doğrudan İsrail’i sorumlu tuttu. İspanya Başbakanı’nın bu çıkışı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 40 gün süren savaşının ardından bölgedeki insani trajediye dikkat çekerken; İspanya’nın ABD ile yaşadığı üs krizini de yeniden hatırlattı. Bilindiği üzere Madrid, savaş sırasında ABD uçaklarına üslerini açmayı reddetmiş, Donald Trump ise bu karara ticari ilişkileri kesme tehdidiyle karşılık vermişti.
Çin’den dört maddelik barış önerisi
Başkan Şi Cinping, görüşme sırasında barışın tesisi için şu temel ilkeleri içeren dört maddelik bir plan sundu:
-
Barışçıl Bir Arada Yaşama: Bölge ülkeleri arasında sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulmalı.
-
Egemenliğe Saygı: Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin toprak bütünlüğü ile egemenliği tam olarak gözetilmeli.
-
Uluslararası Hukuk: Dünyanın “orman kanunlarına” sürüklenmemesi için hukukun üstünlüğü korunmalı.
-
Ortak Kalkınma: Bölge halklarının refahı için elverişli bir ekonomik ortam yaratılmalı.
Diplomatik trafik Pekin’e kayıyor
ABD’nin birçok küresel meseleden geri çekilme kararı almasının ardından Avrupa’da oluşan boşluk, Çin ile doldurulmaya çalışılıyor. Sanchez’in yanı sıra Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da Pekin’e gelmesi, uluslararası sistemdeki eksen kaymasını gözler önüne seriyor. İspanya, Batı’nın Pekin ile ticari ve siyasi mesafeyi artırma baskısına rağmen, Çin ile stratejik ortaklığını koruyan en net Avrupa sesi olarak öne çıkıyor.
