İran'da 'Venezuela Senaryosu': Tahran'ın enerji şah damarı kesiliyor mu?
İslam Dünyası

İran’da ‘Venezuela Senaryosu’: Tahran’ın enerji şah damarı kesiliyor mu?

İslamabad’da yaklaşık 20 saat süren ABD-İran müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanması, Hürmüz Boğazı’ndaki suları yeniden ısıttı. Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in masadan kalkmasının hemen ardından sert bir açıklama yapan Donald Trump, ABD donanmasının İran mayınlarını imha edeceğini ve İran’a geçiş ücreti ödeyen her gemiye uluslararası sularda müdahale edileceğini duyurdu. Trump’ın “İran’dan geriye kalanı yok etme” ve boğazı abluka altına alma tehdidi, uzmanlar tarafından farklı açılardan değerlendiriliyor.

“Hedef Boğazı Kapatmak Değil, İran’ı İzole Etmek”

Washington Times Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Tim Constantine, Trump’ın hamlesinin uluslararası hukuku ve seyrüsefer özgürlüğünü sağlama amacı taşıdığını belirtiyor. Constantine’e göre İran’ın hem boğazın açık olduğunu iddia edip hem de geçiş ücreti ve askeri eskort dayatması büyük bir çelişki. ABD’nin mayın temizleme operasyonlarına fiilen başladığını vurgulayan Constantine, Washington’un asıl hedefinin boğazı ticarete kapatmak değil, tam aksine küresel ticarete açarken İran’ı ekonomik olarak tamamen izole etmek olduğunu savunuyor.

Tahran’dan “Anlatı Savaşı” Tepkisi

Tahran cephesi ise ABD’nin tehditlerini psikolojik bir savaşın parçası olarak yorumluyor. Tahran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Sasan Kerimi, Trump’ın “anlatı savaşı” yürüttüğünü belirterek, askeri abluka tehditlerinin uygulanabilirliğini sorguluyor. Kerimi’ye göre olası bir ABD ablukası sadece İran’ı vurmakla kalmayacak; Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asyalı devleri alternatif enerji rotalarına iterek bölgedeki tüm Körfez ülkelerinin ekonomisine ağır bir darbe indirecek. Kerimi, yaptırımlara uyum sağlamış İran’dansa, tamamen petrol ihracatına bağımlı Arap ülkelerinin bu durumdan daha fazla zarar göreceğini iddia ediyor.

Venezuela Senaryosunun İki Hedefi

Medar Siyaset Araştırmaları Merkezi Başkanı Salih el-Mutayri ise Trump’ın tehditlerinin blöf olmadığı görüşünde. Geçmişte Cenevre görüşmelerinin çökmesinin hemen ardından askeri operasyonların başladığını hatırlatan Mutayri, İran’ın Hürmüz’ü bir siyasi şantaj aracı olarak kullandığını belirtiyor. Mutayri’ye göre Trump’ın masaya sürdüğü “Venezuela senaryosu” temelde iki anlama geliyor:

  • Ekonomik Boğulma: Petrol ihracatını denizden tamamen kuşatmak ve “kaçak” yollarla ilerleyen İran kargolarına el koymak.

  • Rejim Değişikliği Baskısı: Ekonomik çöküş üzerinden siyasi liderliği tasfiye veya tam teslimiyete zorlamak.

Mutayri, Tahran’ın iddialarının aksine petrol gelirlerine hayati derecede muhtaç olduğunu belirterek, ABD ablukasının İran’ı “ya boyun eğme ya da topyekûn savaş” ikilemine sürükleyeceğini vurguluyor.

Islamist Agenda