İran: Nükleer tesislerin vurulması bir savaş suçudur
İslam Dünyası

İran: Nükleer tesislerin vurulması bir savaş suçudur

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’ye gönderdiği resmi mektupta, İran’ın nükleer tesislerine yönelik devam eden saldırılar ve ajansın bu konudaki tutumu hakkında çok sert uyarılarda bulundu. İslami, UAEA’nın “eylemsizliğinin” saldırganları nükleer tesisleri hedef alma konusunda daha da cesaretlendirdiğini ifade etti.

Buşehr 4 Kez Hedef Alındı

İslami, pazartesi günü yayımladığı mektupta, İran’ın nükleer enerji üreten tek aktif tesisi olan Buşehr Nükleer Santrali’nin şimdiye kadar dört kez saldırıya uğradığını belirtti. 4 Nisan’da santral çevresine düzenlenen son saldırıda bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini hatırlatan İslami, patlamanın etkisiyle santral sahası içindeki binalardan birinin zarar gördüğünü teyit etti.

“Geri Dönülemez Bir Felaket” Uyarısı

Nükleer tesislere yönelik saldırıların radyoaktif sızıntı riskini tetiklediğine dikkat çeken İslami, bunun sadece İran halkı için değil, tüm bölge ekolojisi ve komşu ülkeler için “tamiri mümkün olmayan feci sonuçlar” doğurabileceğini vurguladı. Bu tür saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirten İslami, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen son saldırıyı doğrudan bir “savaş suçu” olarak nitelendirdi.

UAEA’ya “Siyasi Taraflılık” Suçlaması

UAEA Başkanı Rafael Grossi’yi siyasi taraflılıkla suçlayan İslami, ajansın sadece “endişe beyan etmesinin” yeterli olmadığını söyledi. Mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Ajansın sessiz kalması ve Genel Müdür’ün siyasi içerikli açıklamaları, saldırganları bu vahşi eylemlerine devam etmeleri için teşvik etmiştir. Bu eylemsizlik, suçlularla açık bir iş birliği yapmaktır.”

Kararlı Tutum Çağrısı

İranlı yetkili, UAEA’yı güvence denetimi altındaki İran nükleer tesislerine yönelik saldırıları kararlı bir dille kınamaya ve somut adımlar atmaya çağırdı. İslami, nükleer güvenliğin korunması sorumluluğunun uluslararası toplumun ve denetleyici kurumların omuzlarında olduğunu hatırlattı.

Islamist Agenda