Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasındaki askeri ve diplomatik restleşmenin merkez üssü haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Devrim Muhafızları tarafından döşendiği iddia edilen deniz mayınlarını temizlemek için bir operasyon başlatıldığını duyurdu. Bu kapsamda ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), “Frank Petersen” ve “Michael Murphy” adlı muhriplerin seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla boğazdan geçtiğini doğruladı. CENTCOM Komutanı Brad Cooper ise bölgede ticari akışı güvence altına alacak “yeni bir nakliye koridoru” kurma niyetlerini açıkladı.
İran’dan “Vururuz” Tehdidi ve Karşı Hamle
İran tarafı ise süreci tamamen farklı bir perspektifle, Fars Haber Ajansı üzerinden servis etti. Tahran’ın iddiasına göre, ABD gemilerinin hareketliliği tespit edildikten hemen sonra Pakistanlı arabulucular üzerinden Washington’a sert bir nota verildi: “İlerlemeye devam edilirse 30 dakika içinde doğrudan hedef alınacaksınız.” İran basınındaki bu iddialara göre ABD gemileri bu uyarı üzerine durakladı. Axios ise bu geçişin, gerilimin başlangıcından bu yana İran ile herhangi bir koordinasyon kurulmadan yapılan ilk hamle olduğunu ve gemilerin Umman Denizi’nden gelerek Basra Körfezi’ne girdiğini, ardından tekrar Umman Denizi’ne döndüğünü bildirdi.
Piyasalarda “Müzakere mi, Zaman Kazanma mı?” Tartışması
Sosyal medya platformlarında bu askeri hareketliliğin gerçek amacına dair tartışmalar alevlendi:
-
Stratejik Hedef: Bazı araştırmacılar, Hürmüz Boğazı’nın İslamabad ateşkesinin “anahtarı” olduğunu ve Washington’un temel amacının bu geçidi güvence altına alarak savaşı tamamen bitirmek olduğunu savunuyor.
-
Zaman Kazanma İddiası: Diğer yandan, bazı kullanıcılar müzakerelerin sadece ABD’nin bölgeye daha fazla muhrip ve askeri güç yığması için bir “zaman kazanma aracı” olduğunu, asıl amacın İran’ın nükleer programı değil, ülkeyi istikrarsızlaştırmak olduğunu öne sürüyor.
-
Mayın Çıkmazı: Teknik analizler, her iki tarafın da döşenen mayınları hızlı bir şekilde temizlemesinin zor olduğunu, bu durumun deniz trafiğinde uzun süreli bir tıkanıklığa yol açabileceğini gösteriyor.
İran’ın Tesnim Haber Ajansı, Washington “mantıklı bir anlaşmaya” yanaşana kadar Hürmüz Boğazı’ndaki fiili durumun değişmeyeceğini vurgulayarak son noktayı koydu. ABD’nin yeni seyrüsefer gerçekliği dayatma çabası ile İran’ın egemenlik iddiası arasındaki bu gerilim, bölgedeki kırılgan barışın önündeki en büyük engel olarak duruyor.
