Hürmüz krizine karşı Körfez'in 'B' planı: Petrol ihracatında yeni rotalar
İslam Dünyası

Hürmüz krizine karşı Körfez’in ‘B’ planı: Petrol ihracatında yeni rotalar

Enerji piyasaları analisti Beşşar el-Halebi’nin değerlendirmelerine göre, masadaki en güçlü ve hazır alternatif Suudi Arabistan’ın “Doğu-Batı” boru hattı. Savaş öncesi günlük sadece 1 milyon varil petrol taşıyan ve doğudaki Ras Tanura’dan Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu limanına uzanan 1200 kilometrelik bu hat, kapasitesi maksimize edilerek günlük 7 milyon varil pompalamaya başladı. 1981’deki İran-Irak “Tankerler Savaşı” sırasında inşa edilen bu hattın varlığı, büyük enerji krizlerinin her zaman stratejik yatırımları doğurduğunu kanıtlıyor. Bunun yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Hürmüz’ü tamamen devre dışı bırakarak doğrudan Umman Denizi’ne açılan Habşan-Füceyre boru hattı da bölgeye önemli bir esneklik sağlıyor.

Boğazda Dev Tıkanıklık: 500’den Fazla Tanker Mahsur

Boru hatları bir nebze nefes aldırsa da deniz ticaretindeki tablo giderek ağırlaşıyor. Gazeteci Muhammed Rammal’ın aktardığı verilere göre, an itibarıyla Körfez’de petrol yüklü 400’den fazla dev tanker çıkış yapmak için beklerken, 100’den fazla boş tanker ise yükleme yapmak için giriş izni bekliyor. İran’ın biri Irak’a, ikisi BAE’ye giden 3 boş tankerin geçişini engellemesi krizin çift yönlü olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, boğaz kısmen trafiğe açılsa dahi fahiş seviyelere ulaşan sigorta primleri ve İran’ın kısıtlamaları nedeniyle tanker trafiğinin normale dönmesinin çok zor olduğunu vurguluyor.

Krizin Kazananı ABD Oldu

Hürmüz’e olan bağımlılığı tamamen bitirmenin on yıllar ve devasa bütçeler gerektirdiği bilinse de mevcut kilitlenme ABD’nin küresel pazardaki elini güçlendiriyor. Asya pazarındaki büyük alıcılar, tedarik zincirindeki bu kopuş nedeniyle rotalarını ABD limanlarına çevirmiş durumda.

Ekonomilerini “petrol sonrası döneme” hazırlamak ve vizyon projelerini finanse etmek için enerji gelirlerine kesintisiz ihtiyaç duyan Körfez ülkeleri için Hürmüz’e kalıcı alternatifler üretmek, artık ertelenebilir bir seçenek değil, varoluşsal ve stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Savaşın ardından bölgede yeni devasa boru hattı projelerinin duyurulmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Islamist Agenda