Dünya

Hegemonyadan yırtıcılığa: Trump’ın yeni dış politika stratejisi

Makalede, bu "sıfır toplamlı" yaklaşımın kısa vadede kazanımlar sağlasa da, uzun vadede müttefikleri uzaklaştıracağı ve Çin gibi yükselen güçlere altın tepside fırsatlar sunacağı vurgulandı.

Uluslararası ilişkiler teorisyeni Stephen M. Walt, Trump yönetiminin dış dünyayla kurduğu ilişkiyi "yırtıcı hegemonya" (predatory hegemony) kavramıyla açıklıyor. Walt, Washington'ın artık istikrarlı bir dünya kurmak yerine, küresel sistemdeki ayrıcalıklı konumunu kullanarak herkesten "haraç" topladığını belirtiyor.

Sıfır toplamlı dünya ve haraç düzeni

Walt'a göre bu strateji, dünyayı bir çatışma alanı olarak görüyor. Başka bir ülkenin kazancı, ABD için doğrudan bir kayıp olarak algılanıyor. Bu yırtıcı modelde anlaşmaların özünde bir değeri bulunmuyor; çıkarlara hizmet etmediği anda yırtılıp atılabiliyor. Trump’ın gümrük vergilerini ve ekonomik yaptırımları müttefiklerine karşı birer tehdit aracı olarak kullanması, bu politikanın en somut örneği olarak gösteriliyor.

Tarihsel değişim: "Nazik" güçten "Yırtıcı" güce

Stephen M. Walt, ABD'nin Soğuk Savaş dönemindeki "nazik" hegemonyasından bugün geldiği noktayı şu tabloyla özetliyor:

ABD Dış Politikasının Dönüşümü:

Dönem Hegemonya Türü Temel Karakteristik
Soğuk Savaş Nazik (Benign) Müttefiklerin refahını ve güvenliğini destekleme, Sovyet karşıtı blok inşası.
Soğuk Savaş Sonrası Kibirli (Hubris) Tek kutuplu dünyanın getirdiği aşırı özgüven, maliyetli askeri maceralar (Irak, Afganistan).
Trump Dönemi (2026) Yırtıcı (Predatory) Müttefik ve rakiplerden taviz koparma, güvenliği ekonomik çıkara bağlama, haraç düzeni.

"Görkemli bir mağaza" olarak ABD

Walt, Trump'ın ABD'yi herkesin pay almak istediği "görkemli bir mağaza" olarak gördüğünü ve diğer ülkelerin sürekli "Amerikan parasının peşinde olduğu" inancıyla hareket ettiğini belirtiyor. Bu anlayış, müttefiklerin savunma harcamalarını artırmasını değil, doğrudan ABD'ye ekonomik tavizler vermesini hedefliyor.

Uzun vadeli riskler: Çin ve izolasyon

Yazara göre bu "zorbalık" siyaseti, ülkeleri ABD'ye olan bağımlılıklarını azaltmaya ve daha güvenilir ortaklar aramaya itiyor. Özellikle Çin'in ekonomik ve askeri bir güç olarak yükseldiği bu çok kutuplu dünyada, yırtıcı hegemonya ABD'nin tarihi nüfuzunu sağlayan kurumsal ağları ve ittifakları içeriden kemiriyor.

"ABD çökmeyecek ancak bu yırtıcı politikalar sonucunda daha zayıf, daha az nüfuzlu ve Amerikalılar için daha az güvenli bir dünya ortaya çıkacak." — Stephen M. Walt#$