İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid, Başbakan Binyamin Netanyahu ile yaptığı güvenlik görüşmesinin ardından sosyal medya platformu X üzerinden çarpıcı açıklamalarda bulundu. Lapid, İran tehdidinin bertaraf edilmesi konusunda İsrail iç siyasetinde herhangi bir çatlak olmadığını belirterek, dış dünyaya karşı sarsılmaz bir birlik imajı çizdi.

Güvenlik zirvesinden birlik mesajı

Netanyahu'nun bölgesel ve uluslararası gelişmelere dair sunduğu stratejik brifing sonrası konuşan Lapid, siyasi rekabetin bu konuda yerini tam desteğe bıraktığını söyledi. Lapid'in mesajı doğrudan Tahran'a yönelikti:

"Tahran yönetiminin bilmesi gereken en önemli şey, İsrail'in bu rejimin terör faaliyetlerine karşı birleşik bir safta durduğudur. Bu tehditle yüzleşmek söz konusu olduğunda aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktur."

Haziran 2025 çatışmasının etkileri

Muhalefetin bu desteği, Haziran 2025'te yaşanan ve 12 gün süren doğrudan İran-İsrail savaşına dayanıyor. O dönemde İsrail, ABD desteğiyle İran'ın nükleer tesislerini ve stratejik askeri noktalarını hedef almış, Tahran ise İsrail istihbarat merkezlerini vurarak karşılık vermişti. Bu kısa ama şiddetli savaş, İsrail'deki siyasi partilerin ulusal güvenlik meselelerinde ordunun ve hükümetin arkasında kenetlenmesine yol açtı.

ABD'nin ihanet belgeleri: Gazze'deki zulümü gizlediler
ABD'nin ihanet belgeleri: Gazze'deki zulümü gizlediler
İçeriği Görüntüle

Siyasi konsensüs ve nükleer dosya

Lapid’in çıkışı, İsrail kamuoyunda ve uluslararası alanda, olası bir askeri harekat için "iç cephenin hazır olduğu" şeklinde yorumlandı. Uzmanlar, muhalefetin bu açık desteğinin Netanyahu hükümetine özellikle İran'ın nükleer programına yönelik atılacak daha sert adımlarda geniş bir manevra alanı sağladığını belirtiyor.