BM Genel Sekreteri António Guterres, görevindeki son yılı olan 2026'nın başında düzenlediği geleneksel basın toplantısında, diplomasi dilini bir kenara bırakarak dünyayı bekleyen tehlikelere karşı çarpıcı bir "vasiyet" bıraktı. 2017'de devraldığı koltuktan bu yıl sonunda ayrılacak olan Guterres, uluslararası sistemin hiç olmadığı kadar kırılgan bir noktada durduğunu belirtti.
Güç savaşları ve "Seçmeli menü" hukuku
Guterres, özellikle son dönemde yaşanan İsrail-İran arasındaki 12 günlük savaş, nükleer tesislere düzenlenen saldırılar ve uluslararası hukukun büyük güçler tarafından bir "yemek listesi" gibi keyfi olarak kullanılmasını sert dille eleştirdi. Trump yönetiminin Grönland üzerindeki hak iddiaları ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılması gibi olaylara dolaylı atıfta bulunan Genel Sekreter, hukukun yerini "güç yasasına" bıraktığı bir dünyada kimsenin güvende olamayacağını vurguladı.
BM 80 ve finansal bağımsızlık arayışı
Washington'ın ödemediği aidatlar nedeniyle BM'nin Temmuz 2026 itibarıyla maaşları ödeyemeyecek duruma gelebileceğini hatırlatan Guterres, " BM 80" reform paketinin önemine dikkat çekti. Kurumun mali şantajlardan kurtulması ve daha çevik bir yapıya kavuşması gerektiğini savunan Guterres, Trump tarafından kurulan "Barış Konseyi" gibi paralel yapıların meşruiyeti olmadığını belirterek, çözümün ancak çok taraflı iş birliğinde yattığını söyledi.
Halefine vasiyeti: Kadın liderlik
Toplantının en dikkat çekici anlarından biri, Guterres'in halefi hakkındaki çağrısı oldu. 80 yıllık tarihinde BM'yi hiç bir kadının yönetmediğini hatırlatan Guterres, artık "zamanın geldiğini" söyleyerek bir sonraki liderin kadın olması gerektiğini ifade etti. Guterres, uyarısını şu karamsar ama gerçekçi cümleyle tamamladı: " BM'nin alternatifi başka bir süper güç değil, kontrol edilemez bir süper kaostur."




