İsrailli ünlü yazar Gideon Levy, 12 Nisan 2026 tarihli Haaretz makalesinde, İsrail’in küresel çapta dışlanmışlık ve nefretle karşı karşıya olduğu sarsıcı bir tablo çizdi. Levy, İsraillilerin dünya genelinde maruz kaldıkları “tiksinti” düzeyinin boyutunu tam olarak kavrayamadıklarını belirterek, günümüzde İsrail’in dünya barışı için İran’dan daha büyük bir tehdit olarak görüldüğünü ifade etti. Yazara göre, İranlıların çoğunluğu rejimlerinin suçlarından sorumlu tutulmazken, İsrailli Yahudiler ordunun her saldırısına ve vahşetine destek verdikleri için haklı olarak “rejimin suç ortağı” olarak görülüyor.
Makalesinde bu küresel nefreti “antisemitizm” ile ilişkilendirmeyi reddeden Levy, İsrail’in milyonlarca insanı Orta Doğu’da yerinden eden politikalarının bu sonucu doğurduğunu vurguladı. Siyonizme karşı çıkmanın, İsrail’in baskıcı bir bölgesel güce dönüşmesi ve Yahudiliği getirdiği nokta göz önüne alındığında “zorunlu bir düşünce” haline geldiğini savundu. Levy, Yahudi toplumunun yıllarca İsrail’in her çılgınca adımını sessizce destekleyecek şekilde eğitildiğini, ancak bugün gelinen noktada Siyonist deneyimin başarısız olduğunu kabul etmenin vaktinin geldiğini belirtti.
Levy, İsrail’in şu anki halinden utanç duymanın ve bu rejime karşı öfke patlaması yaşamanın meşru olduğunu dile getirdi. Yazısını, “Siyonist deneyimin başarısız olduğuna inanmak caiz mi?” sorusuna, “Bazen bu sadece caiz değil, aynı zamanda gereklidir” cevabını vererek noktaladı. Levy’ye göre İsrail, kendi eylemleriyle hem kendi geleceğini hem de dünyadaki Yahudi algısını karanlığa sürükleyen bir “hastalık merkezine” dönüştü.
