Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının, İsrail ile imzalanan ticari ve siyasi ortaklık anlaşmasının tamamen durdurulması talebiyle başlattığı girişim büyük bir zafer kazandı. Sadece üç ay önce başlatılan kampanya, salı sabahı itibarıyla 1 milyon 7 bin 331 imzaya ulaşarak Avrupa Komisyonu’nun girişimi resmi olarak dikkate alması için gereken barajı aştı.
Yedi ülkede yasal sınıra ulaşıldı
Avrupa Vatandaş Girişimi (ECI) kuralları gereği, bir talebin Avrupa Komisyonu tarafından işleme konulabilmesi için en az yedi üye ülkede asgari imza sayısına ulaşılması gerekiyordu. Kampanya bu şartı da yerine getirerek, Brüksel üzerindeki siyasi ve hukuki baskıyı artırdı. Avrupa Parlamentosu’ndaki sol partiler koalisyonu tarafından başlatılan bu hamle, Gazze’deki insan hakları ihlallerine karşı halkın duyduğu öfkenin somut bir kanıtı olarak görülüyor.
Anlaşmanın askıya alınma nedenleri
Vatandaşlar tarafından imzalanan dilekçede, İsrail’in AB değerleriyle ve uluslararası hukukla bağdaşmayan şu eylemleri sıralandı:
-
Hukuk İhlalleri: Uluslararası Adalet Divanı’nın soykırımı önleme emirlerine uyulmaması.
-
Sivil Hedefler: Hastanelerin ve sağlık tesislerinin sistematik olarak yok edilmesi.
-
Açlığın Silah Olarak Kullanılması: İnsani yardımlara uygulanan abluka ve halkın zorla yerinden edilmesi.
Avrupa değerleriyle çelişki
Kampanyayı yürütenler, AB’nin bir yandan insan haklarını savunurken diğer yandan bu suçlarla itham edilen bir devletle ticari ve ekonomik iş birliğini sürdürmesinin büyük bir tezat oluşturduğunu vurguluyor. Avrupa kamuoyunun, savaş suçlarına dolaylı da olsa finansman ve meşruiyet sağlayan bir anlaşmayı kabul etmeyeceği net bir şekilde ifade edildi.
Avrupa Komisyonu’nun, bu kitlesel talebin ardından Avrupa Konseyi’ne anlaşmanın askıya alınması yönünde resmi bir öneri sunması bekleniyor. Bu girişim, AB-İsrail ilişkilerinin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
