Başlık: İsrail’den Filistin’in gıda ambarına ölümcül hançer
İslam Dünyası

Başlık: İsrail’den Filistin’in gıda ambarına ölümcül hançer

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeydoğusunda yer alan stratejik Ürdün Vadisi (el-Ağvar) bölgesini tamamen insansızlaştırmak ve toprağı ilhak etmek amacıyla sömürge projelerine hız verdi. Arazi Araştırmaları Merkezi (LRC) tarafından yayımlanan verilere göre işgal güçleri, Tubas kentine bağlı Atuf köyünün doğusundaki tarihi el-Bukaia Ovası’nda geniş çaplı arazi düzleştirme ve yıkım faaliyetlerine başladı.

Aralık 2025’te çıkarılan bir askeri emir doğrultusunda nisan 2026’da fiilen başlatılan bu yıkım, Ayn Şibli bölgesini Kuzey Ağvar’a bağlayacak yeni bir yasa dışı Yahudi yerleşim yolu projesinin ilk aşamasını oluşturuyor.

Filistin’in gıda güvenliği ve 4 bin dönümlük üretim hattı tehlikede

Uzmanlar, bu projenin tehlikesinin sadece yol inşaatı için gasp edilen arazilerle sınırlı kalmadığını; yolun, bölgedeki devasa tarım arazilerini izole edeceğini ve Filistinli çiftçilerin tarlalarına erişimini tamamen engelleyeceğini belirtiyor.

El-Bukaia Tarımsal Kalkınma Şirketi İcra Direktörü Useyd Deragme, ovanın Kuzey Ağvar bölgesinin gıda ambarı olduğunu vurgulayarak Quds Press’e şu açıklamalarda bulundu:

“Şirket olarak sebze, üzüm, muz ve tarla bitkileriyle ekili yaklaşık 4 bin dönümlük muazzam bir araziyi yönetiyor, yüzlerce aileye ekmek kapısı sağlıyoruz. Ancak İsrail yıllardır su hatlarımızı sabote ederek, altyapıyı yıkarak bizi buradan sürmek istiyor. Su krizi şu an en büyük tehdit; sulama hatlarına getirilen kısıtlamalar nedeniyle üretimin tamamen durması ve bu devasa yeşil örtünün çöle dönmesi an meselesidir.”

Deragme, el-Bukaia Ovası’nın hedef alınmasının sadece ekonomik bir darbe olmadığını, Filistin halkının ulusal gıda güvenliğini koruyan en büyük yerli üretim modelinin yok edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.

26 yıllık sistematik çökertme planı

Toprak hakkı savunucularına göre bu yerleşim yolu projesi ani bir gelişme değil; İsrail’in 2000’li yılların başından beri ovayı işgal etme stratejisinin son halkası. Mahalli kayıtlar işgal rejiminin kronolojik baskısını şöyle özetliyor:

  • 2000 Yılındaki Hendek Projesi: İsrail ordusu, ova çevresine 2 kilometre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde ve 4 metre derinliğinde devasa bir askeri hendek kazdı. Bu hendek yüzünden 98,8 bin dönümlük toplam ova alanının 40 bin dönümü Filistinlilerden tamamen izole edildi.
  • Sürekli Baskınlar ve Mülk Gaspları: Tarım makinelerine, traktörlere ve sulama borularına el konulması suretiyle bölgede geçimini hayvancılık ve tarımla sağlayan yaklaşık 2 bin üretici göçe zorlanmak istendi.

Tarımsal çöküşten çevre felaketine

İsrail’in Ağvar bölgesindeki sömürge politikaları sadece Filistin ekonomisini değil, bölgenin ekolojik dengesini de geri dönülemez bir biçimde bozuyor. Sulama ağlarının tahrip edilmesi toprağın kurumasına, çölleşmeye ve erozyona yol açıyor.

Flora ve fauna yok ediliyor

Çevre Uzmanı Rayan Cuma, İsrail’in askeri planlarının bölgedeki biyoçeşitliliğe etkisini şu sözlerle aktardı:

“Su kaynaklarının gasp edilmesi ve doğal bitki örtüsünün dozerlerle kazınması, vadideki endemik canlıların doğal yaşam alanlarını yok ediyor. Ayrıca bu durum, geçimini küçükbaş hayvancılıkla sağlayan ve ovanın su kaynaklarına bağımlı olan bedevi topluluklarının da sonunu hazırlıyor. Hayvancılık biterse, toplumsal çöküş hızlanacaktır.”

Siyasi gözlemciler, el-Bukaia Ovası’nda yaşanan trajedinin İsrail’in tüm Ürdün Vadisi’ni (Ağvar) cehenneme çeviren ilhak politikasının minyatür bir özeti olduğunu; tarımsal üretimi bitirilen Filistin halkının nihai olarak bölgeden tamamen sürülmesinin amaçlandığını belirtiyor.