İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirlerin maruz kaldığı insanlık dışı muameleler ve sistematik hak ihlalleri, uluslararası kamuoyunun dikkatine sunulmak üzere dijital ortama taşındı.
Tutsaklara Yönelik Dayanışma ve İnsan Hakları Kurumu “Addameer” (el-Damir), İsrail zindanlarındaki Filistinli erkek ve kadın esirlerin yaşadığı zorlu gerçekleri ve 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana hızla tırmanan hak ihlallerini gözler önüne seren kapsamlı bir çevrim içi (dijital) sergi açtı. Anlamlı etkinliğin zamanlaması, dünya genelinde farkındalık yaratmayı amaçlayan “Uluslararası İşkence Mağdurlarıyla Dayanışma Günü” ile eş zamanlı olarak seçildi.
Görsel hafıza ile belgelenen sistematik ihlaller
Addameer Kurumu Medya Sorumlusu Abdülkadir Heylan, gerçekleştirdiği basın açıklamasında dijital serginin içeriğine ve hedeflerine dair önemli detaylar paylaştı. Heylan, serginin işgal yönetimi tarafından tutsaklara karşı uygulanan acımasız politikaların sadece küçük bir kesitini fotoğraflar ve belgeler aracılığıyla kayıt altına aldığını belirtti.
Sergilenen arşivlerde, uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça çiğneyen şu sistematik uygulamalar tek tek deşifre ediliyor:
- Fiziksel ve Psikolojik İşkence: Tutsakların onurunu kırmayı hedefleyen ağır darp ve kötü muameleler.
- Keyfi Tutuklamalar ve Tecrit: Hiçbir somut suçlama yöneltilmeksizin uygulanan idari tutukluluklar ve hücre hapisleri.
- Zorla Kaybetme: Esirlerin aileleriyle ve avukatlarıyla bağlarının tamamen koparılarak dış dünyadan izole edilmesi.
- Temel Haklardan Mahrumiyet: En temel insani, tıbbi ve hukuki hakların sistematik olarak gasp edilmesi.
Hak savunucuları hedefte
Abdülkadir Heylan, dijital serginin aynı zamanda İsrail’in işgal altındaki topraklarda yürüttüğü insan hakları ihlallerini belgeleyen ve sorumluların uluslararası hukuk önünde hesap vermesini talep eden Filistinli sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılarını da açığa çıkardığını aktardı. Heylan’a göre, sivil toplum örgütlerinin sesini kesmeye yönelik hamleler, işlenen suçların üzerini örtme çabasının bir uzantısıdır.
Zamanaşımına uğramayacak bir hak mücadelesi
Serginin sadece kuru bir arşiv çalışmasından ibaret olmadığının altını çizen Heylan, demir parmaklıklar ardındaki binlerce Filistinlinin çektiği acılara dair canlı bir şahitlik ve dünyaya bir mesaj olduğunu vurguladı. Heylan, “İnsan onuru ve hakları asla zamanaşımına uğramaz; suçluların cezasız kaldığı bu adaletsiz düzen sonsuza kadar süremez” ifadelerini kullandı.
Uluslararası kamuoyuna acil çağrı
Addameer Kurumu, uluslararası toplumu, insan hakları savunucularını ve vicdan sahibi tüm kesimleri bu dijital sergiyi ziyaret etmeye, içeriğini incelemeye ve geniş kitlelere ulaştırmak için paylaşımda bulunmaya davet etti.
Açıklamada, bu çabanın sadece mağdurlara bir vefa borcu olmadığı, aynı zamanda emirleri veren siyasi ve askeri üst düzey yöneticilerden, sahada işkenceyi bizzat uygulayan infazcılara kadar tüm sorumluların uluslararası mahkemelerde yargılanması sürecine destek sağlayan hukuki bir dayanak olduğu önemle belirtildi.
