Tarafsızlık mı, taraf tutma mı? Nickolay Mladenov’un arabuluculuk karnesi
İslam Dünyası

Tarafsızlık mı, taraf tutma mı? Nickolay Mladenov’un arabuluculuk karnesi

Uluslararası arabulucu Mladenov, Gazze’deki trajediye dair açıklamaları nedeniyle “taraflı davranmakla” eleştiriliyor. Uzmanlar, Mladenov’un İsrail’in güvenlik kaygılarına öncelik verdiğini belirtiyor.

“Güvenlikçi perspektif” eleştirisi

Gazze’deki insani kriz derinleşirken, Nickolay Mladenov’un açıklamaları diplomatik çevrelerde tartışma yaratıyor. Eleştirmenler, Mladenov’un trajediyi uluslararası hukuk çerçevesinden ziyade “dar bir güvenlik ve siyaset penceresinden” okuduğunu, işgalin yarattığı yıkımı ve sivil kayıpları arka plana attığını savunuyor. Özellikle Filistin tarafına siyasi tıkanıklıklar konusunda yüklenen eleştirilerin, İsrail’in ablukası ve yıkım politikalarıyla kıyaslandığında “taraflı” bir tutum olarak algılandığı ifade ediliyor.

“Tercih sebebi tarafsızlığı değil, güce uyumu”

Londra merkezli Córdoba Kültürlerarası Diyalog Vakfı Başkanı Dr. Enes el-Tikriti, Mladenov’un bu görevlere getirilmesinin “tesadüf olmadığını” vurguluyor.

  • Siyasi Arka Plan: El-Tikriti’ye göre Mladenov, tarafsızlığı nedeniyle değil, uluslararası güç odaklarının çıkarlarıyla uyumlu bir profil çizdiği için seçildi.
  • İsrail Odaklı Çözümler: Mladenov tarafından dile getirilen “direnişin silahsızlandırılması” gibi taleplerin, İsrail’in güvenlik stratejileriyle örtüştüğü ve bu tür girişimlerin Filistin halkının adalet beklentisini karşılamaktan uzak olduğu belirtiliyor.

Hukuki perspektif: “Tarafsızlığın aşınması”

Filistin Halkının Haklarını Savunma Uluslararası Heyeti (Al-Haq) Başkanı Salah Abdülati ise Mladenov’un BM Güvenlik Konseyi’ndeki sunumlarını “tarafsızlık ilkesinden sapma” olarak nitelendiriyor:

  • Güvenlik mi, İnsan Hakları mı?: Mladenov’un İsrail’in güvenlik endişelerine odaklanırken Filistinli sivillere yönelik ihlalleri “zayıf” bir dille ifade etmesi, arabuluculuk görevine olan güveni zedeliyor.
  • Adalet Arayışı: Abdülati, arabulucunun sorumluluğunun ateşkesi sağlamak, insani yardımların girişini kolaylaştırmak ve işgali sona erdirecek zemini hazırlamak olduğunu, ancak Mladenov’un söylemlerinin İsrail’in askeri politikalarına dolaylı bir “siyasi koruma” sağladığını iddia ediyor.

“İstikrarsızlaşan arabuluculuk”

Mladenov’un yaklaşımı, uluslararası arabuluculuk kurumlarının meşruiyetini de tartışmaya açıyor. Uzmanlar, mağdur tarafın sorumluluğunu sorgulayan, orantısız güç kullanımını meşrulaştıran veya göz ardı eden bir söylemin, güç dengesini düzeltmek yerine işgal statükosunu pekiştirdiğine dikkat çekiyor.