Trump Çin ile gizli İran pazarlığını ifşa etti: Petrol muafiyetine karşı silah ambargosu
Dünya

Trump Çin ile gizli İran pazarlığını ifşa etti: Petrol muafiyetine karşı silah ambargosu

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Çin’in başkenti Pekin’e gerçekleştirdiği iki günlük resmi ziyaretin ardından Washington’a dönüş yolunda Air Force One uçağında gazetecilere ezber bozan açıklamalarda bulundu. Trump, Çin lideri Şi Cinping ile kapalı kapılar ardında yürüttüğü müzakerelerde, Orta Doğu’daki savaşın seyrini değiştirecek küresel bir uzlaşmaya vardıklarını ifşa etti. Yapılan gizli anlaşma uyarınca Washington yönetimi, İran’dan ham petrol ithal eden Çinli enerji şirketlerine yönelik Amerikan yaptırımlarını kaldırma taahhüdünde bulundu. Bunun karşılığında ise Pekin yönetimi, Tahran’a yönelik tüm askeri teçhizat, mühimmat ve silah sevkiyatını tamamen durdurmayı garanti etti.

Washington’dan Pekin’e petrol yaptırımlarında yeşil ışık

Pekin’deki diplomatik temasların en somut çıktısını paylaşan Trump, Çinli dev enerji firmalarının nefes almasını sağlayacak adımı bizzat duyurdu. Trump, “İran petrolü satın alan Çinli petrol şirketlerine uyguladığımız yaptırımları kaldırma yönündeki resmi kararımı birkaç gün içinde ilan edeceğim” sözleriyle küresel piyasalara mesaj gönderdi.

Beyaz Saray lideri, bu büyük ekonomik tavizin arkasında yatan diplomatik kazanımı ise Şi Cinping’in Tahran’a yönelik askeri ambargo sözüyle açıkladı. Çin tarafının İran’a gelişmiş askeri teçhizat tedarikini kesme taahhüdünü “tarihi ve çok önemli bir beyanat” olarak nitelendiren Trump, iki süper gücün İran’ın nükleer silah sahibi olmasına ortaklaşa karşı çıktığını ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası seyrüsefere açık kalması noktasında tam bir fikir birliğine vardığını sözlerine ekledi.

Tahran’ın barış önerisine sert ret: Trump masayı devirdi

Körfez’de 28 Şubat’ta patlak veren savaşın ardından Pakistan’ın ara buluculuğuyla 7 Nisan’da tesis edilen kırılgan ateşkes ortamı, Tahran’dan gelen son diplomatik hamleyle yeniden krize girdi. İran yönetiminin savaşın kalıcı olarak sonlandırılması, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ile petrol ambargosunun kaldırılması ve uğranılan zararların tazmin edilmesini içeren geniş kapsamlı barış paketine Trump sert tepki gösterdi.

İran’ın nükleer programına en ufak bir esneklik tanıyan hiçbir teklifi okumaya dahi tahammülü olmadığını belirten Trump, “İran’ın önerisine göz attığımda ilk cümle hoşuma gitmedi ve kabul edilemez buldum, ben de teklifi çöpe attım” ifadelerini kullandı. ABD’nin sabrının tükendiğini ve Tahran’ın nükleer kapasitesinin tamamen tasfiye edilmesi gerektiğini savunan Trump, aksi takdirde askeri seçeneğin çok daha yıkıcı bir şekilde yeniden devreye gireceğini ve İsrail’in de bu yönde baskı uyguladığını vurguladı.

Askeri güç gösterisi ve İran’ın alternatif diplomasi arayışı

Müzakere masasında elini güçlendirmek isteyen Trump, Pentagon’un hava harekatlarında ulaştığı askeri başarıları birer baskı unsuru olarak kullandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin gerçekleştirdiği operasyonlarla İran’ın füze kapasitesinin yüzde 80’ini imha ettiğini savunan Trump, İran hava kuvvetleri ile askeri sanayi altyapısının tamamen çökertildiğini iddia etti. Trump, “İsteseydik iki gün içinde İran’daki tüm köprüleri ve elektrik şebekelerini haritadan silebilirdik” diyerek psikolojik harbin dozunu artırdı.

Washington’dan yükselen savaş tamtamlarına yanıt veren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sahadaki gerçekliğin göründüğünden farklı olduğunu ileri sürdü. Beyaz Saray’ın bir yandan tehditler savururken diğer yandan diplomatik kanallardan müzakereleri sürdürme mesajları ilettiğini ifşa eden Arakçi, “Krizin çözümünde Çin’in üstleneceği her türlü ara buluculuk rolünü memnuniyetle karşılıyoruz” dedi. Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı derin bir güvensizlik beslediklerini hatırlatan Arakçi, Tahran’ın diplomatik çözüm kapısını kapatmadığını ancak olası bir askeri çatışma senaryosuna karşı da ordunun teyakkuz halinde olduğunu belirtti.