Somali’de Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve parlamentonun görev süresini bir yıl uzatan anayasa değişiklikleri ülkede siyasi krizi tırmandırdı. Eski anayasaya göre görev süresi dolan Şeyh Mahmud’un koltukta kalma ısrarı, muhalif blokların sert direnciyle karşılaştı. ABD ve İngiltere arabuluculuğunda yürütülen uzlaşı görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması, Doğu Afrika ülkesini yeniden topyekun bir iç savaşın eşiğine getirdi.
Muhalefetin üç net hayır’ı süreci tıkadı
Başkent Mogadişu’da faaliyet gösteren “Somali Gelecek Konseyi” isimli muhalif ittifak, rejim unsurlarına karşı net bir duruş sergiliyor. Siyasi kriz ekseninde bir araya gelen liderler; anayasa değişikliklerine, genel seçim modeline ve cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılmasına kesin olarak karşı çıkıyor. Muhalif cephe, Şeyh Mahmud’un meşruiyetini kaybettiğini savunarak mevcut kabilenin geçici bir teknokrat hükümete dönüşmesini talep ediyor.
Siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, Mogadişu sokaklarında 2021 yılındaki kanlı çatışma senaryolarının tekrarlanma riskini doğurdu. O dönem eski Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu’nun benzer bir hamleyle koltukta kalma çabası ordudaki kabile unsurlarını karşı karşıya getirmişti. Analistler mevcut tablonun askeri bir kırılmaya evrilmesi durumunda ülkenin kontrol edilemez bir kaos sarmalına sürükleneceğini öngörüyor.
Kabile adaleti ve doğrudan seçim dayatması
Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ise meclis onayıyla yürürlüğe giren yeni anayasal düzenlemelerin arkasında durmayı sürdürüyor. Görev süresinin yasal olarak bir yıl daha devam ettiğini vurgulayan Şeyh Mahmud, kabile şeflerinin belirleyici olduğu eski sisteme dönmeyeceklerini açıkladı. Hükümet kanadı, halkın doğrudan sandığa gideceği demokratik bir seçim modeli konusunda ısrarcı davranıyor.
Muhalif kanat ise bu yaklaşımı bir oyalama taktiği olarak görerek 2012 anayasasında yer alan geleneksel kabile adaleti mekanizmalarının korunmasını istiyor. Tarafların ödün vermeyen yaklaşımları nedeniyle uluslararası finans kuruluşlarının ve dış devletlerin uyguladığı diplomatik baskılar da sahada bir karşılık bulmuyor.
Kıtlık tehlikesi güney eyaletlerini tehdit ediyor
Siyasi açmazın ortasında kalan Somali halkı, eş zamanlı olarak tarihinin en büyük insani dramlarından birini yaşıyor. Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Dünya Gıda Programı (WFP), ülkenin güney kesimlerinde açlık seviyesinin kritik eşiği aştığını duyurdu. Kuraklık dalgası ve tarımsal çöküş nedeniyle binlerce çocuk akut beslenme yetersizliğiyle mücadele ediyor.
Uluslararası insani yardım kuruluşları, dış fonlardaki kesintiler ve iç istikrarsızlık nedeniyle acil gıda koridorlarının kapanabileceği uyarısında bulunuyor. Siyasi aktörler arasında kalıcı bir ateşkes ve uzlaşı takvimi hayata geçirilmediği takdirde, Somali’nin 250 bin insanın hayatını kaybettiği 2011 yılındaki büyük kıtlık felaketinden çok daha yıkıcı bir insani krizle yüzleşmesi kaçınılmaz görünüyor.
