Almanya Başbakanı Friedrich Merz, göreve gelmesinden bu yana kitlelerle kurduğu sorunlu iletişim ve arka arkaya imza attığı diplomatik gaflarla eleştirilerin odağında yer alıyor. Son olarak ABD Başkanı Donald Trump’ı İran politikası üzerinden açıkça hedef alan Merz, iki ülke arasında ciddi bir savunma ve ekonomik krizin fitilini ateşledi. Washington yönetimi, Merz’in çıkışına tepki olarak Almanya’daki binlerce Amerikan askerini geri çekme kararı alırken, Avrupa menşeli otomotiv sektörüne yönelik gümrük vergilerini artıracağını duyurdu.
İletişim hataları küresel diplomatik krize dönüştü
Almanya Başbakanı Merz, transatlantik ittifakına zarar veren hamlelerine Würzburg kentindeki Katolik Gençlik Konferansı’nda bir yenisini ekledi. Gençlere seslenen Merz, ABD’deki toplumsal yapıyı ve istihdam olanaklarını kapalı sözlerle eleştirerek genç nüfusa “eğitim veya çalışma amacıyla Amerika’ya gitmeme” tavsiyesinde bulundu. Toplantıda vatandaşlarla iletişim kurma noktasında sorunlar yaşadığını itiraf eden Merz, hükümetin kararlarını halka anlatmakta zorlandığını kabul etti.
Uzmanlar, Merz’in bu fevri yaklaşımının uzun yıllara dayanan kurumsal bir üslup probleminden kaynaklandığını belirtiyor. Retorik profesörleri, Başbakan Merz’in bir hükümet lideri gibi değil, halen bir muhalefet partisi sözcüsü gibi agresif konuştuğunu, bu durumun da koalisyon ortakları arasında güvensizlik yarattığını savunuyor.
Siyasi kariyerindeki büyük skandallar ve gaflar
Friedrich Merz’in kamuoyunda infial yaratan ve siyasi krizlere yol açan sabıkası oldukça eskiye dayanıyor. Başbakanın geçmişten bugüne kayıtlara geçen en çarpıcı gafları şu şekilde sıralanıyor:
- 2001 Eşcinsellik çıkışı: Eşcinsellik ile çocuk istismarı arasında bağ kuran ifadeler kullanarak sol partilerin, insan hakları örgütlerinin ve kendi tabanının sert tepkisini çekti.
- 2023 “Sosyal turizm” iddiası: Almanya’daki Ukraynalı sığınmacıların devlet yardımlarından haksız yararlanmak için “sosyal turizm” yaptığını iddia etti, tepkiler üzerine özür diledi.
- 2023 “Küçük paşalar” nitelemesi: Göçmen kökenli öğrencileri “küçük paşalar” olarak tanımlayarak öğretmenlerin bu çocuklarla uyum sorunu yaşadığını öne sürdü.
- 2025 Aşırı sağ ile yakınlaşma: Federal Meclis (Bundestag) bünyesinde göç politikalarını sertleştirme önerileri sunarak aşırı sağcı AfD partisinin desteğini aldı ve ahlaki duvarı yıkmakla suçlandı.
- 2025 “Kirli işler” ifadesi: İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarını değerlendirirken, Tel Aviv’in tüm Batı adına “kirli işleri” yürüttüğünü söyleyerek diplomatik kriz çıkardı.
- 2025 Brezilya küçümsemesi: Belem kentindeki iklim zirvesi dönüşünde, hiçbir Alman gazetecinin o şehirde kalmak istemediğini belirterek Brezilya ile diplomatik ilişkileri gerdi.
Kamuoyu desteği eriyor: Reformlar çıkmazda
Yapılan son ARD Deutschlandtrend kamuoyu yoklamaları, Merz hükümetine yönelik halk desteğinin birinci yılın sonunda %13 seviyesine kadar gerilediğini gösteriyor. Başbakan Merz’in şahsi memnuniyet oranı ise %16 sınırına kadar çekilmiş durumda. Seçmenler, hükümetin neyi amaçladığını anlamakta zorlandıklarını ifade ediyor.
Alman hükümeti şu sıralarda emeklilik sistemi, vergi politikaları ve iş gücü piyasasını kapsayan köklü reform paketlerini yasalaştırmak için yoğun çaba harcıyor. Hristiyan demokratlar ile sosyal demokratlar arasında derin çatlaklara yol açan bu reform süreçleri, tabanda da karşılık bulmuyor. Hafta içi Berlin’de düzenlenen Almanya Sendikalar Birliği (DGB) kongresinde kürsüye çıkan Merz, radikal sosyal reform çağrıları yaparken işçiler tarafından uzun süre yuhalanarak protesto edildi.
