Batı Şeria’nın El Halil kentinde onlarca yıllık geçmişi olan konutların dakikalar içinde enkaza dönüştürülmesi, bölgedeki yerleşim stratejisinin ulaştığı boyutları bir kez daha gözler önüne serdi. Evlerini kaybeden aileler, topraklarını terk etmemek için enkazların üzerine çadır kurarak bekleyişlerini sürdürüyor.
Güvenlik gerekçesiyle kitlesel yıkımlar
Yıkımların arkasında yatan temel gerekçe, Filistinlilere ait yapıların yerleşimci yollarına olan yakınlığı ve “güvenlik” mülahazaları olarak sunuluyor. İsrail parlamentosunda yer alan aşırı sağcı isimler, Regavim gibi yerleşimci derneklerinin raporlarına dayanarak, çevre yolları yakınındaki binlerce Filistinli yapısının “yasa dışı” ilan edilip yıkılması için çağrıda bulunuyor.
İstatistikler çarpıcı tabloyu ortaya koyuyor
Veriler, son yıllarda mülkiyet hakkına yönelik baskıların sistematik olarak arttığını gösteriyor:
- Yıkılan Yapı Sayısı: 2023 yılında 659 olan yıkılan tesis sayısı, 2024’te 903’e, 2025 yılında ise 1400’e yükseldi.
- İnşaat İzinleri: Filistinliler için inşaat izni almak imkansıza yakın hale gelirken, 2023 yılı boyunca sadece 9 kişiye ruhsat verildi.
- Yerleşim Genişlemesi: Filistinlilerin evleri yıkılırken, yerleşimciler için sadece 2025 yılında yaklaşık 28 bin yeni konut birimi onaylandı.
Devlet destekli yerleşimci organizasyonları
Bölgedeki operasyonların merkezinde yer alan Regavim gibi derneklerin, İsrail hükümetindeki etkili isimlerle doğrudan bağlantılı olduğu görülüyor. Mevcut hükümette kritik görevler üstlenen Bezalel Smotriç gibi isimlerin bu derneklerin kurucuları arasında yer alması, sivil toplum görünümlü yapıların aslında devlet politikalarını sahada icra eden birer araca dönüştüğünü gösteriyor.
Uzmanlar, bu organizasyonların güvenlik ve yargı mekanizmalarını kullanarak Filistin nüfusunu bölgeden uzaklaştırmayı ve stratejik öneme sahip “C Bölgesi” üzerindeki kontrolü kalıcı hale getirmeyi hedeflediği değerlendirmesinde bulunuyor. Şilo Forumu gibi düşünce kuruluşlarının hazırladığı stratejik belgeler, bugün hükümet kararları olarak sahada karşılık bulmaya devam ediyor.
