Gazze’de yerinden edilen Filistinliler, bir nebze olsun mahremiyet ve “sahte bir güvenlik hissi” arayışıyla hayatlarını hiçe sayıyor. Savaşın yıkıma uğrattığı kentlerde, binlerce aile çadırlarını sokaklar yerine ayakta durmakta zorlanan, beton blokları sarkan mühürlü binaların içine kuruyor. Barınma merkezlerindeki yer darlığı ve hijyen sorunları, insanları “ölümle burun buruna” yaşama pahasına bu harabelere yöneltiyor.
“Şehit olma riskini biliyoruz ama başka çaremiz yok”
Çocuklarıyla birlikte hasarlı bir binaya yerleşen Muhammed adlı bir Gazzeli, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle özetliyor: “Sığınma kamplarında nefes alacak yer kalmadı. Buranın her an üzerimize çökebileceğini, ailece şehit olabileceğimizi biliyorum ancak başka bir alternatifimiz yok. En azından bir çatının altında olduğumuzu hissetmek istiyoruz.”
2 bin bina çökme riskiyle karşı karşıya
Uluslararası Arap Yeniden İnşa Heyeti yetkilisi Bilal el-Harazin, bölgedeki tehlikenin boyutlarına dikkat çekti. Harazin’in paylaştığı verilere göre:
- Riskli Yapı Sayısı: Gazze Şeridi genelinde her an çökebilecek durumda olan 2 binden fazla bina bulunuyor.
- Meskun Enkazlar: Bu tehlikeli yapıların yaklaşık 500’ünde hali hazırda ailelerin yaşadığı tahmin ediliyor.
- Tahliye Çağrıları Karşılıksız: Heyet, vatandaşlara bu binaları derhal boşaltmaları yönünde uyarılarda bulunsa da, sığınacak güvenli bir yer bulamayan halk bu çağrılara yanıt veremiyor.
Nüfusun yüzde 85’i yerinden edildi
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze nüfusunun yüzde 85’ine denk gelen yaklaşık 1 milyon 900 bin kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı. Birçok ailenin güvenli bölge bulma ümidiyle defalarca yer değiştirdiği vurgulanırken, barınma krizinin derinleşmesiyle birlikte “enkazda yaşam” mücadelesinin daha da yaygınlaşmasından endişe ediliyor.
