Ortadoğu'da dev yığınak: ABD'den İran'a üç uçak gemili mesaj
Dünya

Ortadoğu’da dev yığınak: ABD’den İran’a üç uçak gemili mesaj

Bölgedeki askeri gerilim, ABD’nin “USS George H.W. Bush” uçak gemisinin Ortadoğu’ya ulaşmasıyla yeni bir safhaya geçti. Halihazırda bölgede bulunan “USS Abraham Lincoln” ve “USS Gerald R. Ford” gemilerine katılan Bush ile birlikte ABD, İran açıklarında devasa bir deniz ve hava gücü oluşturdu. CENTCOM’un açıklamasına göre, bu üç dev platform 200’den fazla savaş uçağı ve 15 bin personelden oluşan bir kuvveti komuta ediyor.

Yüzen kale: USS George H.W. Bush

Nükleer enerjiyle çalışan ve 333 metre uzunluğundaki Bush uçak gemisi, başlı başına bir caydırıcılık unsuru olarak öne çıkıyor. Gemide F-18 savaş uçakları, V-22 Osprey hava araçları ve CH-53 ağır nakliye helikopterleri dahil olmak üzere 80 hava aracı bulunuyor. 20 katlı bir bina yüksekliğindeki gemi, iki nükleer reaktörü sayesinde kesintisiz operasyon kabiliyetine sahip.

Tahran’ın İslamabad’daki diplomasi trafiği

ABD’nin eşi benzeri görülmemiş askeri tahkimatı sürerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pakistan’a gerçekleştirdiği ziyaret “fırtına öncesi sessizlik” olarak yorumlanıyor. Arakçi’nin İslamabad’da Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşmesi, Tahran’ın askeri bir yıkımı önlemek için Pakistan’ın ara buluculuğuna güvendiğini gösteriyor. İranlı bakanın ziyaret rotasında Umman ve Rusya’nın da olması, çok yönlü bir diplomatik kalkan oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor.

Hedefte enerji tesisleri ve askeri liderler var

ABD medyasında yer alan Pentagon kaynaklı raporlar, ateşkesin çökmesi durumunda uygulanacak yeni saldırı planlarını ortaya koydu. Buna göre Amerikan ordusu, savaşın ilk 40 gününde imha edilemeyen İran füze rampalarını ve üretim tesislerini vurmaya odaklanacak. Donald Trump’ın daha önce işaret ettiği enerji tesisleri ve bazı üst düzey askeri komutanların da doğrudan hedef listesinde olduğu iddia ediliyor.

Uzmanlar, ABD’nin bu devasa yığınağını, sahada henüz tam olarak ulaşılamayan hedeflerin tamamlanması ve Tahran’ın müzakere masasına “koşulsuz” oturması için kurulan bir baskı mekanizması olarak nitelendiriyor.