Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nın açılışında yaptığı konuşmada, bölgesel ve küresel gelişmelere dair kritik mesajlar verdi. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer kısıtlamalarına değinen Erdoğan, “Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır” dedi.
Hürmüz Boğazı ve kalıcı barış çağrısı
Uluslararası hukuk çerçevesinde seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması gerektiğini belirten Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açık tutulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Washington ve Tahran arasındaki iki haftalık ateşkesin sona ermek üzere olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, bu diplomatik fırsatın kalıcı bir barış anlaşmasıyla taçlandırılması gerektiğini vurguladı.
Müzakerelere yönelik “sabotaj” uyarısı
Orta Doğu’daki çatışmaların çözümü için uzlaşmacı bir yaklaşım çağrısında bulunan Erdoğan, müzakere süreçlerini baltalamaya yönelik girişimlere karşı uyardı. İsim vermeden “muhtemel provokasyon ve sabotajlara” karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Erdoğan’ın bu sözleri, bölgesel gerilimi tırmandıran aktörlere yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.
Bölgesel iş birliği ve yeni projeler
Türkiye’nin çevresindeki tüm bölgelerde barışçıl bir dış politika izlediğini kaydeden Erdoğan, enerji ve lojistik alanındaki iş birliklerine açık olduklarını ifade etti. Özellikle Irak’ın Büyük Fav Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak olan “Kalkınma Yolu” projesinin bölge istikrarına büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Gazze ve uluslararası sistem eleştirisi
Gazze’deki insani felakete de değinen Erdoğan, İsrail ordusunun 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırıları “soykırım” olarak nitelendirdi. Küresel güvenliği ve insan haklarını korumakla görevli uluslararası mekanizmaların etkisiz kaldığını savunan Erdoğan, sistemin ağır ihlallere göz yumarak açık bir acziyet içinde olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı ayrıca Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlaması için Türkiye’nin ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu, Suriye’nin istikrarının bölge güvenliği için ayrılmaz bir parça olduğunu ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin sürdüğünü sözlerine ekledi.
