Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, 11 Nisan 2026 tarihinde İsrailli askerlerin Batı Şeria’daki eylemlerini içeren ve “şok edici” olarak nitelendirilen bir video kaydını kendi sosyal medya hesabı üzerinden yeniden paylaşarak uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu hamle, Seul ile Tel Aviv arasında ani bir diplomatik krizin fitilini ateşledi. İsrailli yetkililer, videonun bağlamından koparıldığını ve paylaşımın “sorumsuzluk” olduğunu savunurken; Güney Kore tarafı, insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan bir duruş sergiledi.
Paylaşılan görüntülerin, bölgedeki tansiyonun en yüksek olduğu bir dönemde ve Kudüs merkezli kısıtlamaların sürdüğü bir atmosferde gelmesi, olayın etkisini daha da büyüttü. Diplomatik kaynaklar, Lee Jae-myung’un bu çıkışının, Güney Kore’nin Orta Doğu politikasında daha eleştirel bir çizgiye kaydığının bir işareti olabileceğini belirtiyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, videonun “dezenformasyon” içerdiğini iddia ederek Seul yönetimine resmi bir protesto notası iletti.
Bu gelişme, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki İslamabad müzakerelerinin yapıldığı ve bölgedeki askeri hareketliliğin devam ettiği kritik bir süreçte yaşandı. Güney Kore iç siyasetinde de tartışmalara yol açan bu paylaşım, ülkenin stratejik ortaklıkları ve uluslararası insan hakları sorumlulukları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Seul ve Tel Aviv arasındaki bu beklenmedik kriz, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geleceğine dair soru işaretlerini beraberinde getirirken, bölgesel kutuplaşmanın Asya ülkeleri üzerindeki yansımasını da bir kez daha ortaya koydu.
