İsrail ordusunun Tahran saldırısından saatler sonra, "Zion Kanadı" (Wing of Zion) olarak bilinen hükümet uçağının Ben Gurion Havalimanı'ndan kalkış yaparak Akdeniz açıklarında yaklaşık 1,5 saat boyunca dairesel rotalar çizdiği tespit edildi. Uçakta Başbakan Netanyahu'nun olup olmadığına dair resmi bir açıklama yapılmazken, uçağın havada kalması; olası bir İran misillemesine karşı "havada komuta merkezi" oluşturma veya hedef şaşırtma taktiği olarak yorumlanıyor. El Al havayollarının da filosunu korumak amacıyla uçaklarını tahliye etmesi, bölgedeki riskin ciddiyetini kanıtlıyor.

Vekalet savaşı mı? İran yanlısı gruplar teyakkuzda
Vekalet savaşı mı? İran yanlısı gruplar teyakkuzda
İçeriği Görüntüle

[İran şehirlerinde patlamalar sonrası yükselen dumanları ve bölge ülkelerindeki füze izlerini gösteren uydu görüntüsü]

Havadaki Hareketlilik ve Operasyonel Veriler (28 Şubat 2026):

Hava Aracı / Birim Sayı / Rota Stratejik Görev
Wing of Zion (İsrail) Akdeniz Açıkları Hükümet güvenliği / Mobil komuta kontrol.
ABD İkmal Tankerleri 7 Uçak (Ürdün/Suriye) Savaş uçaklarına kesintisiz yakıt desteği.
Hava Sahası Durumu Tamamen Kapalı Sivil uçuşlar durduruldu, El Al tahliye edildi.
Operasyonel Yayılım Ürdün, Suriye, Akdeniz 3 farklı cephede "hava destek yayı" oluşturuldu.

ABD Tankerleri: "Hava Destek Yayı" Kuruldu

Saldırıların hemen ardından İsrail'den kalkan 7 Amerikan yakıt ikmal uçağı, Ürdün hava sahasına girerek stratejik bir mevzi aldı. Ürdün, Suriye ve Akdeniz üzerinde oluşturulan bu ağ, Amerikan ve İsrail savaş uçaklarının üslerine dönmeden operasyon sahasında kalmalarına olanak sağlıyor. Uzmanlar, bu yoğun tanker trafiğinin sadece savunma amaçlı olmadığını, İran'ın iç kesimlerine yönelik yeni ve daha derin hava akınlarının sinyali olabileceğini belirtiyor.

Misilleme Beklentisi ve Alarm Durumu

İran'ın Tel Aviv ve çevresine yönelik balistik füze saldırıları devam ederken, İsrail hava savunma sistemleri tam kapasiteyle çalışıyor. Netanyahu’nun uçağının ve ABD tankerlerinin eş zamanlı hareketliliği, bölgenin sadece kısa süreli bir çatışmaya değil, haftalarca sürebilecek yüksek yoğunluklu bir hava savaşına hazırlandığını gösteriyor. Batılı istihbarat kaynakları, İran'ın "farklı cephelerden" gelecek bir saldırı dalgasına karşı en yüksek alarm seviyesinde olduğunu bildiriyor.