Mikati, başkent Beyrut'ta sivil toplum kuruluşu Diyalektik kurumunun çağrısıyla düzenlenen "İsrail ihlalleri ile uluslararası sözleşmeler arasında Lübnan'ın rolü ve konumu" başlıklı etkinliğe katıldı.

Ülkesinin İsrail'in Filistinlilere yönelik uyguladığı soykırımın durdurulması meselesiyle ilgilendiğini ifade eden Mikati, "Barışın özü, Filistin halkının kendi topraklarında özgür ve bağımsız bir devlette yaşamasıdır. Bunun önüne geçecek her türlü girişim, Orta Doğu'da ve dünyada daha fazla krize neden olacaktır." uyarısında bulundu.

Mikati, Lübnan'ın 1948'den bu yana yüzbinlerce Filistinli mülteciye ev sahipliği yaptığını belirterek, uluslararası toplumun Filistinli mültecilere yönelik insani ve ahlaki sorumluluğu olduğunu vurgulandı.

İşgalci İsrail'in, Hizbullah ile çatışması kapsamında Lübnan'ın güneyindeki köy ve kasabaları hedef alan saldırılarına ilişkin "halkın kasıtlı olarak öldürüldüğünü, kasabaların hedef alındığını ve buradaki mahsullerin yakıldığını" ifade eden Mikati, bunları, uluslararası toplumun engel olmasını gerektiren "yıkıcı ve terör saldırıları" olarak nitelendirdi.

Lübnan'dan İsrail'e atılan füzeler, 2 evde yangına neden oldu Lübnan'dan İsrail'e atılan füzeler, 2 evde yangına neden oldu

Mikati, "Lübnan'ın güneyindeki olaylar, her ne kadar Gazze Şeridi'ndeki trajedinin bir yankısı olarak görülse de gerçekte İsrail'in ulusal egemenliğe yönelik giderek artan saldırıları ve ihlallerinin bir sonucudur." diye konuştu.

Gazze'deki yıkıcı saldırıların Lübnan'ın güneyine ve oradan bölgeye yayılmasından endişe edildiğine işaret eden Mikati, sağ duyu ve sükunetin korunması çağrısını yeniledi.

Editör: Islamist Agenda