İslam Dünyası

İran'da Hamaney suikastının perde arkası aralandı

Hamaney'in ölümüne yol açan ABD ve İsrail saldırılarının detayları belli oldu. Eski diplomat Şeriatmedari, Hamaney'in ailesinden isimlerin de öldüğünü ancak rejimin sarsılmadığını belirtti. Tahran'ın ABD ile masaya oturmayacağı ve savaşı sürdürmeye kararlı olduğu ifade edildi.

Eski İranlı siyasi ve diplomatik danışman Muhammed Mehdi Şeriatmedari, İran Dini Lideri Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği suikast ve Tahran'ın mevcut savaşa dair tutumu hakkında çarpıcı yeni detaylar paylaştı. El Cezire televizyonunda yayınlanan "El Mesaiyye" programına bağlanan Şeriatmedari, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların tek bir merkezi değil, farklı askeri ve sivil noktaları eşzamanlı olarak hedef aldığını açıkladı.

Suikast anına dair dolaşıma sokulan bazı iddiaları yalanlayan Şeriatmedari, Hamaney'in saldırı sırasında iddia edildiği gibi askeri komutanlarla bir toplantıda olmadığını, bilakis kendi ofisinde normal günlük çalışmalarını yürüttüğünü vurguladı. Operasyon sonrasında basına servis edilen görüntülerin tamamen kurgulanmış olduğunu belirten eski diplomat, ilk hava saldırıları sırasında Hamaney'in eşi, oğlu ve damadının da aralarında bulunduğu aile üyelerinin hayatını kaybettiğini doğruladı. Bu durumun, dini lider ve ailesinin o an sıradan günlük yaşantılarına devam ettiklerinin en somut kanıtı olduğu ifade edildi.

Hamaney'in ofisi ve konutunun bulunduğu Rehberlik Yerleşkesi'nin vurulduğu anlarda, yerleşke içindeki başka bir binada üst düzey askeri yetkililerin katıldığı bir toplantının da hedef alındığı, ancak Hamaney'in o toplantıda kesinlikle bulunmadığı aktarıldı. Yaşanan bu ağır kayıplara rağmen İran rejiminin hiçbir şekilde sarsılmadığını veya zayıflamadığını belirten Şeriatmedari, İran'ın anında verdiği güçlü yanıtın, ülkenin kendini savunma kapasitesini tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın suikasta dair yaptığı açıklamalara da değinen Şeriatmedari, bu sözlerin gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını ifade etti. Trump'ın Ramazan ayındaki iftar vaktiyle ilgili yaptığı zamanlama hatasının, Amerikan yönetiminin bölgenin dini ve kültürel hassasiyetlerinden ne kadar uzak ve bilgisiz olduğunu bir kez daha kanıtladığını dile getirdi. Hamaney'in ardından ülkenin yönetim boşluğuna düşmediğini vurgulayan eski diplomat, Liderlik Konseyi'nin derhal kurularak gerekli kararları aldığını ve anayasa gereği yeni lideri seçmek üzere Uzmanlar Meclisi'nin toplanacağını, devletin tüm kurumlarının kesintisiz işlediğini duyurdu.

Savaşın gidişatına ilişkin de net mesajlar veren Şeriatmedari, İran'ın tamamen kendi yerli savunma yeteneklerine güvendiğini ve saldırganlara ağır dersler verdiğini kaydetti. ABD'nin devasa askeri yığınağına ve aralıksız bombardımanına rağmen hedeflerine ulaşamadığını, bu başarısızlık tablosunun Washington'ı İngiltere, Fransa ve Almanya'yı savunma amaçlı olarak yardıma çağırmak zorunda bıraktığını ifade etti. Avrupa ülkelerinin bu savaşa dahil olmasının sahadaki gerçeği değiştirmeyeceğini belirten yetkili, Tahran'ın askeri veya siyasi hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini ve dava sonuçlanana kadar ateşkese kesinlikle onay vermeyeceğini vurguladı.

Şeriatmedari, ABD ile yeniden müzakere masasına oturulmasına yönelik her türlü beklentiyi kesin bir dille reddetti. 2015 yılında imzalanan ancak daha sonra Trump yönetimi tarafından tek taraflı olarak ihlal edilen Nükleer Anlaşma gibi önceki başarısız müzakere deneyimlerini hatırlatan yetkili, bu süreçlerin hiçbir somut fayda sağlamadığını ve ardından yeni saldırıların geldiğini dile getirdi. İran'ın kendi müttefiklerini ve ulusal çıkarlarını savunma konusunda geri adım atmayacağını belirten Şeriatmedari, dışarıdan dayatılan hiçbir seçeneği kabul etmeyeceklerini ve olası her türlü koalisyona karşı savaşmaya tam manasıyla hazır olduklarını belirterek sözlerini noktaladı.

Islamist Agenda