Rusya merkezli Gazeta gazetesinde yer alan habere göre, İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD ve İsrail saldırısında hayatını kaybetmesinin ardından yapılan analizler, asıl hedefin İran rejimini devirmek olduğuna işaret ediyor. Bu suikastı şiddetle kınayan ve eşi benzeri görülmemiş bir misilleme tehdidinde bulunan Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatarak Amerikan gemilerinin Basra Körfezi'ne girişini engellemeyi planlıyor.

Gazeteci Arina Tkaçuk'un Valdai Uluslararası Tartışma Kulübü Bilimsel Direktörü Fyodor Lukyanov'a dayandırdığı habere göre, mevcut savaş 47 yıllık İran rejimi için tam anlamıyla varoluşsal bir mesele teşkil ediyor. Sistemin yıllar içinde dış baskılara karşı direncini artırdığını belirten Lukyanov, Hamaney'in ölümünün rejimin çöküşü anlamına gelmeyeceğini, aksine gelecekteki liderlik arayışında yeni bir evrenin kapısını aralayabileceğini ifade etti.

Ancak, ülkedeki zorlu ekonomik koşullar nedeniyle patlak veren son protestoların iç dinamikleri daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulundu. Son yıllarda İran ideolojisinin motive edici gücünü büyük ölçüde yitirdiğini savunan Lukyanov, ABD ve İsrail operasyonlarının ülke içindeki isyan duygusunu körükleme ihtimalinin dışlanamayacağını, fakat aynı zamanda rejimin bu askeri baskılara karşı koyma kapasitesini de artırabileceğini dile getirdi.

Rusya Finans Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Gevorg Mirzayan ise gazeteye yaptığı değerlendirmede, Hamaney'in ilerleyen yaşı ve hastalıkları nedeniyle İran yönetiminin onun ölümüne zaten hazırlıklı olduğunu ve tüm yetkililerin bu yakın sonu beklediğini aktardı. Rejimin halihazırda bir halef arayışında olduğunu belirten Mirzayan, Hamaney'in ardından ülkede siyasi bir dengenin kurulacağını ve tüm tarafların yeni lider etrafında kenetleneceğini öngörüyor.

Mayıs 2024'te en güçlü halef adayı olan İbrahim Reisi'nin helikopter kazasında hayatını kaybetmesiyle İran'ın zaten bir siyasi kriz yaşadığını hatırlatan Mirzayan, o dönemden bu yana geçen sürede siyasi ittifakların şekillendiğini ve bir sonraki dini liderin kim olacağına dair net bir anlayışın oluştuğunu kaydetti. Mirzayan'a göre, mevcut savaş ortamında hiçbir fraksiyon istikrarsızlık yaratamaz veya yeni lidere meydan okuyamaz; herkes önümüzdeki günlerde seçilecek ismin etrafında birleşmek zorunda kalacak.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) uzmanı Sergey Balmasov da ABD ve İsrail'in asıl amacının İran rejimini parçalamak ve devletin yönetim kapasitesini zayıflatmak olduğunu belirtti. Askeri saldırıların İran'ın komuta yapısının kritik parçalarını yok edeceğini ve ülkeyi etkili bir şekilde işlevsiz hale getireceğini öne süren Balmasov, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak misilleme yapabileceğini ancak bölgesel müttefiklerin yokluğunda daha fazla baskıya maruz kalacağını ifade etti.

ABD ve İsrail güçlerinin, yönetim sistemindeki en hayati noktaları hedef alarak İran liderliğini tamamen felç etmeye çalıştığını dile getiren uzman, Tahran'ın karşılık vermeye devam etmesine rağmen bu tepkilerin İsrail gibi bir devlet için belirleyici bir tehdit oluşturmadığını ve komşu ülkelerdeki bölgelerin hedef alınmasının İran'a sadece yeni düşmanlar kazandıracağını savundu. Balmasov'a göre, yoğun bombardımanlar bu şekilde bir hafta daha devam ederse İran'ın siyasi yapısındaki temel halkalar yok edilebilir ve bu durum Tahran'ı pratik olarak müzakere masasına oturmaya itebilir.

Sürecin diğer aktörleri açısından da durumun zorluğuna dikkat çeken Lukyanov, İsrail içindeki tablonun karmaşık olduğunu vurguladı. İsrail politikasının uzun zamandır İran'ı en büyük varoluşsal tehdit olarak görme temeline dayandığını hatırlatan Lukyanov, İsrail halkının 2023'ten bu yana devam eden kesintisiz savaşlar nedeniyle artık büyük bir yorgunluk hissettiğini ve bu durumun İsrail liderliği için işleri oldukça zorlaştırdığını ifade etti.

Kuveyt'te dost ateşi ve Bahreyn'de gemiye saldırı
Kuveyt'te dost ateşi ve Bahreyn'de gemiye saldırı
İçeriği Görüntüle

ABD cephesine bakıldığında ise Balmasov, Donald Trump'ın İran'a karşı bir savaşa girerek kendini adeta bir çıkmaza soktuğunu, zira operasyonu tamamlamadan ve belirlediği hedeflere tam anlamıyla ulaşmadan bölgeden ayrılmasının artık imkansız hale geldiğini değerlendirdi.

Islamist Agenda