Refah sınır kapısının iki yıl aradan sonra kısıtlı ve denetimli şekilde açılması, bölgedeki insani krizi hafifletmek yerine yeni bir gerilimin fitilini ateşledi. Filistinli gruplar, İsrail'in sınır geçişlerini bir "siyasi şantaj" ve "aşağılama" aracına dönüştürdüğünü vurguluyor.
İsrail tıbbi tahliye sürecini askıya aldı
Filistin Kızılayı Medya Direktörü Raid el-Nims, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) aracılığıyla kendilerine ulaşan bilgide, bugün yapılması planlanan üçüncü hasta tahliyesinin İsrail tarafından iptal edildiğini belirtti. El-Nims, Han Yunus'taki rehabilitasyon merkezinde tüm hazırlıkların tamamlanmış olmasına rağmen tahliyelerin durdurulmasının, tedavi bekleyen 22 bin yaralı için "idam kararı" niteliğinde olduğunu ifade etti.
Sınır geçişlerinde "faşist" muamele iddiaları
Geri dönen sivillerin tanıklıklarına göre; çocuklar ve yaşlılar da dahil olmak üzere birçok Filistinli, sınırda sert askeri sorgulamalara ve tehditlere maruz kalıyor. Direniş grupları, ABD ve BM denetimindeki süreçlerin İsrail'e "soykırım savaşına" devam etmesi için siyasi bir kılıf sağladığını savunuyor.
Ateşkes sonrası artan kayıplar
10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkesten bu yana geçen sürede Gazze'de sular durulmadı. Verilere göre, sözde çatışmasızlık döneminde 556 Filistinli yaşamını yitirdi, 1.500 kişi ise yaralandı. Enkaz altından çıkarılan 717 cenaze ise yıkımın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. BM ve uluslararası toplum, İsrail'in sınır kapısındaki kısıtlamaları derhal kaldırması ve insani koridoru koşulsuz olarak açması çağrısında bulunuyor.
"Ateşkesin başlangıcından beri Gazze'de 556 yeni şehit verildi, 717 cansız beden enkazdan çıkarıldı."