Mülteciler ve ajans çalışanları, bu kısıtlamaların binlerce kişiyi doğrudan etkileyen ağır insani ve sosyal sonuçlar doğuracağını vurguladı. Eylemciler, UNRWA yönetimini ve uluslararası toplumu, kamplardaki yaşam koşullarının daha da kötüleşmesinden sorumlu tuttu. Hizmetlerin azaltılmasının bir "sosyal cinayet" olduğu belirtildi.
Çalışanların hakları ve iş güvenliği talebi
Protestocular, "Hizmetler pazarlık konusu yapılamayan bir haktır" yazılı pankartlar taşıyarak maaş kesintilerine ve çalışma saatlerinin azaltılmasına karşı çıktı. Çalışanların iş güvenliğinin Filistin davasının onuruyla eşdeğer olduğu ifade edildi. İşçilerin birer siyasi baskı aracı olarak kullanılmaması gerektiği özellikle vurgulandı.
Geri dönüş hakkı ve uluslararası sorumluluk
Gösteride, UNRWA'ya yönelik saldırıların aslında Filistinlilerin geri dönüş hakkına ve mülteci davasının uluslararası şahidine yönelik olduğu hatırlatıldı. BM ve bağışçı ülkelere, ajansın finansmanını herhangi bir siyasi şarta bağlamadan sürdürmeleri için çağrı yapıldı. Mülteciler, haklarını korumak adına barışçıl eylemlerine devam edeceklerini açıkladı.
Önemli Not: Lübnan'da yaşayan Filistinliler, devletin sunduğu resmi sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanamadıkları için neredeyse tamamen UNRWA yardımlarına bağımlı durumdadır.




