ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein davasına ilişkin yıllardır beklenen devasa veri setini Cuma günü (30 Ocak 2026) erişime açtı. Toplam 3 milyon belgeyi içeren bu son paket, Donald Trump yönetiminin yasal çerçevede planladığı ifşaatların son halkasını oluşturuyor. Belgeler, dünyanın en güçlü isimlerinin karanlık ağlarla olan bağlarını çarpıcı detaylarla belgeliyor.
Bill Gates ve "sessiz" e-postalar
Microsoft'un kurucusu Bill Gates, sızıntılarda yer alan tecavüz ve reşit olmayan kızları istismar iddialarını kesin bir dille reddetti. Ancak belgelerde yer alan e-postalarda, Gates'in Rus kadınlarla yaşadığı iddia edilen ilişkiler sonrası kaptığı bir cinsel hastalığı, o dönemki eşi Melinda'dan saklamaya çalıştığına dair yazışmalar dikkat çekiyor. Gates'in sözcüsü iddiaları "saçma ve asılsız" olarak nitelendirdi.
Ehud Barak ve Mossad bağlantısı
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasındaki yazışmalarda "Mossad" ifadesinin iki kez geçtiği görüldü. Epstein'ın 2018 yılında Barak'tan "Mossad için çalışmadığını açıkça belirtmesini" istediği; bir başka mesajda ise "kirli soruşturmalar" için eski Mossad ajanlarını bulup bulamayacağını sorduğu iddia ediliyor. Barak bu sorulara yanıt vermeyerek görüşme talep etmekle yetindi.
Silikon Vadisi ve ada davetleri
Tesla ve X'in sahibi Elon Musk'ın, 2012-2013 yıllarında Epstein ile adadaki malikanesine yapılacak ziyaretler hakkında yazıştığı görüldü. Kayıtlar, Musk'ın "Adamızdaki en büyük parti hangi gün/gece olacak?" diye sorduğunu gösterse de ziyaretlerin gerçekleşip gerçekleşmediği netlik kazanmadı. Benzer şekilde, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in de 2012'de adaya davet edildiği ve eşinin bu daveti heyecanla kabul ettiği belgelerde yer alıyor.
Şüpheli intihar ve cenaze hilesi
Belgelerdeki en sarsıcı bölümlerden biri, Epstein'ın hücresindeki ölümüne dair soruşturma notları oldu. Bir dedektifin, "Bıraktığı son not bir intihar mektubuna benzemiyor" ifadesi dosyaya girerken, hapishane personelinin medyayı yanıltmak için uyguladığı "sahte naaş" taktiği de deşifre edildi. Gerçek naaş siyah bir araçla gizlice çıkarılırken, beyaz bir kamyona konulan battaniyelerle "ceset" süsü verilmiş bir maketle basın yanıltılmıştı.
"İsimlerimiz ve tüm detaylarımız ifşa edilirken, bizi istismar eden güçlü erkeklerin isimlerinin gizli tutulması ve korunması korkunç bir durum." — Mağdur Grubunun Ortak Bildirisi
Mağdurların isyanı
Belgelerin yayınlanmasının ardından 18 mağdurdan oluşan bir grup, ortak bir bildiri yayınlayarak ABD adaletine tepki gösterdi. Mağdurlar, kendi kimliklerinin açıkça yer almasına rağmen, suç ortaklığı yapan birçok güçlü erkeğin isminin sansürlenmeye devam ettiğini belirterek "bu dava tüm suçlular hesap verene kadar bitmeyecek" mesajını verdi.