Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi kanlı bir darbeyle deviren ve hapishanede şüpheli ölümüne sebep olan diktatör Abdülfettah es-Sisi, tarihi gerçekleri tersyüz eden skandal açıklamalarda bulundu. Kendi suçunu Müslüman Kardeşler'e (İhvan) yıkmaya çalışan darbeci lider, ellerindeki binlerce masumun kanını inkar etme pişkinliği gösterdi.
"İhvan Sussaydı Mursi Aday Olurdu"
Sisi, 2013'teki darbe sürecini ve sonrasındaki katliamları Müslüman Kardeşler'in tavrına bağlayarak, "Eğer o zaman sessiz kalsalardı seçimler yapılırdı, Allah rahmet eylesin merhum Mursi de aday olurdu. Halk isterse seçerdi, istemezse konu kapanırdı" iddiasında bulundu. Demokrasiyi tank paletleriyle ezen Sisi, Mursi'nin devrilmesini İhvan'ın "basiret körlüğüne" bağlayarak mağdurları suçladı.
Rabia Katili: "Kan Dökmedim, Allah Şahit"
Konuşmasının en tepki çeken kısmı ise "masumiyet" iddiasıydı. Rabia ve Nahda meydanlarında binlerce sivilin katledilmesi emrini veren Sisi, "Bakanlık dönemimden bugüne kimsenin kanını hedef alan bir eylemde bulunmadım, Allah buna şahittir" diyerek, hafızalarla alay etti.
Camilere 'Radikalizm' Ayarı
Diktatör Sisi, camileri kontrol altına alma ve İslami söylemi sekülerleştirme planını da "dini söylem" kılıfıyla sundu. Camilerde "radikalizmle" mücadele edilmesi gerektiğini savunan Sisi, rejimin onayladığı ve direniş ruhundan arındırılmış bir din anlayışının yerleştirilmesi çağrısında bulundu.