İslam Dünyası

Batı Şeria'da fiili ilhak: Ürdün ve Filistin tepkili

Filistin Direniş Komiteleri, Oslo Anlaşması ile belirlenen statülerin çiğnendiğini belirterek, İsrail'in bu hamlesini Filistin varlığına yönelik bir "savaş ilanı" olarak tanımladı ve Filistin Kurtuluşu Örgütü'nü anlaşmalardan çekilmeye çağırdı.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail işgal hükümetinin Batı Şeria üzerinde gayrimeşru bir egemenlik kurmayı, yerleşim birimlerini pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki gerçeklik yaratmayı amaçlayan kararlarını şiddetle kınadı. Pazar günü yapılan açıklamada, bu adımların sadece yerel bir kriz değil, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik küresel bir tehdit olduğu vurgulandı.

İsrail'in yeni işgal hamlesine Amman'dan tepki

Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Fuad el-Mecali, İsrail'in tek taraflı ve yasa dışı kararlarını reddettiklerini belirtti. Mecali, bu adımların başta BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı olmak üzere uluslararası hukuk kurallarını hiçe saydığını hatırlattı. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) işgalin sona erdirilmesi ve ilhakın geçersizliğine dair istişari mütalaasının altını çizen Sözcü, uluslararası toplumu İsrail'e karşı sorumluluk almaya çağırdı.

Filistin direnişinden Oslo anlaşmasını feshetme çağrısı

Filistin kanadında ise tepkiler çok daha sert oldu. Direniş Komiteleri tarafından yapılan açıklamada, Oslo Anlaşması ile belirlenen "A ve B" bölgelerinin İsrail kontrolüne dahil edilmesinin "fiili bir ilhak" olduğu belirtildi. Kararın Filistin varlığına yönelik "varoluşsal bir tehdit" oluşturduğunu savunan komiteler, şu taleplerde bulundu:

  • Filistin Kurtuluşu Örgütü'nün (FKÖ) Oslo Anlaşması ile olan tüm bağlarını derhal koparması.

  • Ulusal projenin direniş temelinde yeniden inşa edilmesi.

  • İşgalin kalıcı ve düzenli bir gerçeklik haline getirilmesine karşı toplumsal ve askeri direnişin yükseltilmesi.

İsrail'in bu hamlesi, 1993 yılında imzalanan ve kademeli bir özerklik öngören Oslo sürecinin teknik olarak tamamen sona erdirilmesi olarak değerlendiriliyor. Analistler, idari ve işlevsel bir kılıf altında yürütülen bu "faşist" politikanın, bölgede yeni bir şiddet sarmalını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.