İslam Dünyası

Ateşkesin gölgesinde yıkım: İsrail Gazze'yi insansızlaştırıyor

Uzmanlar; işgalci gücün amacının sadece askeri değil, halkı umutsuzluğa sürükleyerek zorunlu göçe zorlamak ve bağımsız bir Filistin devletinin temellerini yok etmek olduğu konusunda uyarıyor.

Gazze halkı, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen siyonist işgalin gölgesinde her gün yeni bir saldırı dalgasına uyanıyor. Bölgeden gelen veriler, İsrail'in Lübnan'da uyguladığı noktasal suikast ve altyapı yıkımı stratejisini Gazze'ye çok daha vahşi bir boyutta taşıdığını gösteriyor. 115 gündür devam eden sözde ateşkes sürecinde, işgal güçlerinin gerçekleştirdiği 1520 ihlal sonucunda 556 Filistinli sivil şehit oldu.

Lübnan modeli ve Gazze'deki vahşet boyutu

Uzmanlara göre İsrail, Lübnan'da uyguladığı stratejiyi Gazze'de çok daha radikal bir dille sahneliyor. Lübnan'da hedefli saldırılarla sınırlı kalan "Lübnanlaşma" süreci, Gazze'de doğrudan yaşamın tüm unsurlarını hedef alıyor. Sadece askeri hedefler değil; konutlar, pazar yerleri ve yeniden inşa edilmeye çalışılan kamu binaları sistematik olarak imha ediliyor. Bu durumun, Gazze'nin yeniden ayağa kalkmasını engellemek ve halkı kalıcı bir umutsuzluğa hapsetmek için yürütülen planlı bir politika olduğu vurgulanıyor.

İşgalin stratejik hedefleri: göç ve kaos

İşgal yönetiminin bu süreçteki temel amacının demografik ve siyasi bir tasfiye olduğu belirtiliyor. İsrail, ateşkese rağmen sürdürdüğü baskı ve kuşatma ile Filistin toplumunu parçalamayı, yerel milis gruplar aracılığıyla sosyal dokuyu bozmayı ve halkı "gönüllü" veya zorunlu göçe sürüklemeyi hedefliyor. Özellikle Hamas'ın sivil yönetim kapasitesini hedef alan saldırılar, bölgede tam bir yönetim boşluğu ve kaos yaratma çabası olarak değerlendiriliyor.

Direnişin stratejik sabrı ve siyasi çözüm arayışı

Filistin direniş grupları, işgalin "soykırım savaşını" yeniden başlatmak için bahaneler aradığı bu hassas dönemde, tepkilerini diplomatik ve siyasi dengeler çerçevesinde yönetmeye çalışıyor. Hamas ve diğer gruplar, bir yandan halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak "Gazze Yönetim Komitesi"nin önünü açmaya çalışırken, diğer yandan işgalin ateşkesi tamamen boş bir metne dönüştürme girişimlerini uluslararası kamuoyuna deşifre ediyor. BM ve garantör ülkelerin bu süreçteki sessizliği, İsrail'in "sessiz imha" politikasını sürdürmesine zemin hazırlıyor.