İsrail'in "Hamas gücünü topluyor" iddiası savaşı uzatma bahanesi
İslam Dünyası

İsrail’in “Hamas gücünü topluyor” iddiası savaşı uzatma bahanesi

İsrail askeri istihbaratı ve medyasında son günlerde yer alan, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde son birkaç ay içinde 12 bin yeni savaşçıyı silah altına aldığı ve askeri kadrolarını yeniden organize ettiği yönündeki raporlar, bölgeyi takip eden analistler tarafından masaya yatırıldı. Gazze’deki iki yılı aşan yıkım ve soykırım savaşı göz önüne alındığında, bu tarz verilerin bilimsel ve operasyonel bir dayanağının olmadığı vurgulanıyor.

Siyasi analist Süleyman Beşarat, İsrail’in bu iddialarının tamamen “kışkırtıcı bir propaganda söylemi” olduğunu belirterek Tel Aviv’in şu stratejik hedefleri kovaladığına dikkat çekti:

  • “Savaş Sonrası” Senaryolarını Baltalamak: Kahire’de Filistinli grupların bir araya gelerek Gazze’nin idaresi için ulusal bir uzlaşı vizyonu geliştirdiği bir dönemde, “Hamas hala çok güçlü” imajı yayılarak sivil bir Filistin yönetiminin kurulması engellenmek isteniyor.
  • Kalıcı Askeri Varlık Arayışı: İsrail ordusu, Gazze’den tamamen çekilmemek ve sınır hatlarında kurduğu askeri üsleri korumak için uluslararası kamuoyuna “güvenlik tehdidinin sürdüğü” masalını anlatıyor.
  • Ateşkes Delme Kılıfı: İlan edilen ateşkes mutabakatlarına rağmen İsrail’in Gazze’deki nokta atışı suikastları, kuşatmaları ve sivil ölümlerini “Hamas’ın toparlanmasını engelleme” bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışması.

Beşarat, uzun soluklu bir gerilla ve halk direnişi yürüten yapıların savaş esnasında kendi organizasyonlarını kısmen tamir etmelerinin askeri açıdan doğal olduğunu ancak İsrail’in bu durumu devasa boyutlarda köpürterek, Gazze genelinde yürüttüğü topyekun yıkım ve sivil katliamlarına dünyadan gelen tepkileri savuşturmak için bir “kalkan” olarak kullandığını ifade etti.

Müzakerelerde Psikolojik Harp ve Sahte Hesap Suçlamaları

Siyasi analist Dr. Memun Ebu Amir ise konunun diplomatik ve siber boyutunu değerlendirdi. Ebu Amir, bu askeri raporların zamanlamasının Kahire’deki ateşkes ve esir takası müzakereleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu, Hamas liderliği ile Filistin sokağı üzerinde psikolojik baskı kurularak masada daha büyük tavizler koparılmak istendiğini belirtti.

İsrail medyasında yer alan “Hamas’ın siber sahte hesaplarla (bot ordularıyla) İsrail iç siyasetini manipüle ettiği ve toplumsal bölünmeyi derinleştirdiği” yönündeki iddiaları da yorumlayan Ebu Amir, şunları sıraladı:

  • Uluslararası Kamuoyu Desteği: Arap ve İslam dünyasında ya da küresel çapta Filistin’e destek veren siber ağların varlığı sır değil, ancak bunu İsrail devletinin iç kriziyle bağdaştırmak abartıdan ibaret.
  • Krizi Dış Güçlere Bağlama Kurnazlığı: Binyamin Netanyahu hükümeti; bizzat kendi yolsuzluk dosyaları, savaşın ilan edilen hedeflerine ulaşılamaması (esirlerin kurtarılamaması) ve ordunun stratejik başarısızlıkları nedeniyle sokaklara dökülen yüz binlerce İsrailli protestocunun meşruiyetini, “Hamas bizi siber ortamda bölüyor” diyerek gölgelemeye çalışıyor.

İsrail Güvenlik Doktrini Tıkandı

Güvenlik uzmanları, Tel Aviv’in 7 Ekim 2023 sonrası ilan ettiği “gelecekte tehdit oluşturabilecek her türlü askeri yapıyı önleyici savaşla doğmadan yok etme” doktrininin, Gazze ve Lübnan sahasındaki direniş duvarına çarptığını, rejimin kendi iç kamuoyuna karşı yaşadığı bu acziyeti militarist raporları şişirerek kapatmaya çalıştığını vurguluyor.