Filistin’in El-Halil (Hebron) kentinin güneyinde yer alan Yatta Tarım ve Veterinerlik Müdürlüğü tarafından yayımlanan resmi rapor, yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin bölge halkına yönelik sistematik saldırılarının ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne serdi. Belgelenen verilere göre, 2025 yılının başından günümüze kadar geçen süreçte, yerleşimci terörü nedeniyle tam 1660 Filistinli sivil doğrudan maddi ve manevi zarar gördü.
Güney El-Halil Duvar ve Yerleşim Birimlerine Karşı Direniş Halk ve Ulusal Komiteleri Koordinatörü Ratib el-Cebur, Yahudi yerleşimcilerin özellikle çobanları ve tarım arazilerini hedef alan kesintisiz saldırılarının münferit olaylar olmadığını vurguladı. El-Cebur, bu organize eylemlerin Mesafer Yatta ve çevresindeki Filistinli yerli nüfusu, tek geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığı bitirerek bölgeden tamamen uzaklaştırmayı amaçlayan bir “zorunlu göç (tehcir)” politikası olduğunu belirtti.
42 Bin Ağaç Katledildi, Binlerce Hayvan Çalındı
Yatta Tarım Müdürlüğü’nün resmi raporunda, son bir buçuk yıl içinde Filistinli çiftçi ve bedevi toplulukların uğradığı somut zararlar şu şekilde listelendi:
Mesafer Yatta Yerleşimci Saldırıları Bilançosu (2025 – Haziran 2026)
- Çalınan Küçükbaş Hayvan: Yaklaşık 1000 baş koyun ve keçi yağmalandı.
- Tahrip Edilen Tarım Arazisi: 16 bin dönümlük ekili arazi ve ürün yerle bir edildi.
- Katledilen Ağaç Sayısı: 42 bin zeytin ve meyve ağacı kökünden söküldü veya kesildi.
- Parçalanan Çit/Tel Örgü: Arazileri koruyan 52 bin metre uzunluğunda dikenli tel kesildi.
- Yıkılan Tarımsal Tesis: Çiftçilere ait yaklaşık 1000 metre uzunluğunda depo ve ağıl yıkıldı.
- Kullanılamaz Hale Getirilen Sulama Ağı: 600 dönümlük araziye hizmet veren su altyapısı sabote edildi.
“İnsan ve Toprak Hedefte, Uluslararası Koruma Şart”
Saldırıların ordu koruması altında yapıldığına dikkat çeken Ratib el-Cebur; yerleşimci grupların sivil yerleşim alanlarına, çadırlara ve meralara gece baskınları düzenleyerek bölgeyi Filistinliler için yaşanılamaz hale getirmeye çalıştığını ifade etti.
El-Cebur, uluslararası insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına acil çağrıda bulunarak, Mesafer Yatta ve çevresinde toprağını savunmaya çalışan sivil halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması için somut adımlar atılmasını ve bu savaş suçlarının uluslararası mahkemelerde belgelenmesini talep etti. Bölgede gerilim her geçen gün tırmanıyor.
