İşgal Güçleri Hız Kesmiyor: Batı Şeria ve Kudüs’te Yeni Yıkım Dalgası
İslam Dünyası

İşgal Güçleri Hız Kesmiyor: Batı Şeria ve Kudüs’te Yeni Yıkım Dalgası

İşgalci güçler, Filistin topraklarına yönelik sistematik saldırılarını derinleştirerek yeni bir seviyeye taşıdı. Özellikle Beytüllahim’in güneyindeki El-Hıdır beldesinde bulunan “Ümmü Muhammedin” bölgesinde, Filistinlilere ait arazilere üç adet taşınabilir ev (karavan) yerleştirildi. Bu adım, bölgedeki mevcut yerleşimin sınırlarını genişletmeye yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Verilerle Artan İhlaller: Nisan Ayı Raporu

Filistin Yönetimi’ne bağlı “Duvar ve Yerleşimle Mücadele Konseyi” tarafından paylaşılan veriler, sahadaki gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor. Nisan ayı içerisinde toplamda bin 637 saldırı kaydedildi:

  • İşgal güçlerinin saldırıları: Bin 97.
  • Yerleşimcilerin saldırıları: 540.
  • Yeni yerleşim birimi girişimleri: Nisan ayı başından bu yana tarım ve hayvancılık temelli 21 yeni kaçak yerleşim noktası kurulmaya çalışıldı.

Bu girişimlerin ağırlıklı olarak El-Halil, Nablus, Ramallah ve Beytüllahim bölgelerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.

Kudüs’te Yıkım Terörü: Ruhsatsız Yapı Bahanesi

İşgal güçlerinin baskı politikaları sadece toprak gaspıyla sınırlı kalmıyor; Kudüs’te de mülk sahiplerine karşı yıkım operasyonları kesintisiz devam ediyor. Son olarak, kuzeydeki Şuafat Mülteci Kampı yakınlarında bulunan bir otopark ve araç galerisi işgal güçleri tarafından yerle bir edildi.

Kudüs’te Zorunlu Yıkımlar

Kudüs Valiliği tarafından paylaşılan bilgiler, kentin dokusunu değiştirmeye yönelik politikanın vahametini gösteriyor. Nisan ayında sadece Kudüs ve banliyölerinde 33 yıkım ve tesviye işlemi gerçekleştirildi. Bu süreçte dikkat çeken en acı tablo ise, ev sahiplerinin ağır para cezalarından kaçınmak için kendi elleriyle evlerini yıkmak zorunda kaldığı 17 “zorunlu kendi kendine yıkım” vakasının yaşanmış olmasıdır.

İşgal güçlerinin “ruhsatsız inşaat” gerekçesiyle yürüttüğü bu uygulamalar, Filistinlilerin topraklarından koparılması ve yerlerinden edilmesi politikalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.